"Gittiler akşam olmadan, ortalık karardı"... 46. yıl... ULAŞ BARDAKÇI... Saygı, Onur, Şeref
19 Şubat 1972’de kuşatıldığı evde polislerle girdiği
çatışmada katledilen THKP-C’nin kurucu önderlerinden Ulaş Bardakçı’yı ölümünün
46. yılında saygıyla anıyoruz…
Ulaş Bardakçı 1947 yılında Nevşehir’in Hacıbektaş
kasabasında doğdu. ODTÜ’de okudu. Dönemin ABD Büyükelçisi Robert Komer’in makam
aracının ODTÜ yerleşkesinde ateşe verildiği eylemin düzenleyicilerindendi.
Fikir Kulüpleri Federasyonu (FKF) içindeki tartışmalara
aktif biçimde katıldı. Gençlik hareketinde Milli Demokratik Devrim (MDD)
tezlerinin etkisinin artmasında ve Devrimci Gençlik’in inşasında önemli bir rol
oynadı. Devrimin ancak savaşçı bir partiyle mümkün olabileceğini savundu.
Devrimci Gençlik hareketinden sonra THKP-C’nin kuruluşuna
katıldı ve partinin tezlerinin oluşmasında etkili oldu. THKP’nin ilk genel
komitesinde yer aldı.
THKC’nin ilk silahlı eylemi sayılan, 12 Şubat 1971 Ankara
Küçükesat Ziraat Şubesi soygununa katıldı. Mahir Çayan ve Hüseyin Cevahir ile
birlikte 5 Nisan 1971’de ünlü sermayedar Mete Has’ın, 17 Mayıs 1971’de de
İsrail Başkonsolosu Efraim Elrom’un kaçırılması eylemlerinde yer aldı.
Tutuklanıp girdiği Kartal-Maltepe Askeri Cezaevi’nden 29
Kasım 1971 günü Mahir Çayan, Cihan Alptekin, Ömer Ayna ve Ziya Yılmaz ile
birlikte firar etti.
19 Şubat 1972 sabahı Arnavutköy’de bulunduğu eve polis
baskını yapıldı. Ulaş, polisin baskınına silahıyla karşılık verdi. Çatışmada
polisler tarafından katledildi. Yaşamını yitirdiğinde 25 yaşındaydı.
Ulaş Bardakçı, emperyalizme ve oligarşiye karşı sosyalizm ve
devrim mücadelesinde devrimci hareketin yaratılmasında önder kadrolar arasında
yer aldı. Gençlik hareketinin yükselen eylem çizgisini, geniş halk kesimleriyle
buluşturanlardandı.
Bardakçı’nın önderlerinden olduğu THKP-C, dönemine damgasını
vurarak önemli adımlar attı. “Kurtuluşa kadar savaş” şiarı, bir son değil,
başlangıç oldu. Bu fikirle doğan direniş süreci Fatsa’da, Tariş’te, Yeni
Çeltek’te, ODTÜ-ÖTK’de kendisini yeniden üretti. 70’lerde faşizme karşı direniş
savaşı, 80’lerde faşizme karşı demokrasi mücadelesi oldu ve bugün emperyalizme,
gericiliğe ve faşizme karşı direnişle sürüyor.
“Devrimciler, bağımsızlıkları için silaha sarılma hakkını
kullandı”
Ulaş Bardakçı’nın savunmasından:
Devrimcilerin legal çalışma imkanları çok sınırlanmıştı.
Azgınlaşan emperyalizmin bizi ezip geçmesine müsaade etmeden toparlanmamız,
bağımsızlık savaşımızı değişen şartla uygun biçimlerde yürütmemiz gerekiyordu.
Devrimciler emperyalizme karşı bağımsızlıkları için silaha
sarılma hakkını kullandılar. THKC ve onun savaşçıları emperyalizme karşı
bağımsızlık için silaha sarılma hakkını kullandılar. Savaşçılarının son teki de
ölene kadar bu hakkı kullanmaya devam edeceklerdir. İddianamede geçen ve
cephemizin yaptığı söylenen eylemler bağımsızlık için silaha sarılma hakkımızı
kullanmamızdan başka bir şey değildir.
THKC, Türkiye halkının bağımsızlık özlemini dile getirmiş,
kurtuluşun ilk kıvılcımını yakmıştır.
THKC, Türkiye halkının kurtuluşu yolunda bundan böyle de
savaşını sürdürecek ve zaferi kazanacaktır.
Yaşasın bağımsız ve demokratik Türkiye için savaşanlar!


