"Merkel' yaz, 555'e gönder, tahliyen cebine gelsin"
Türkiye ve Almanya arasında yapılan görüşmelerin ardından
Gazeteci Deniz Yücel önceki günlerde tahliye edildi. Tahliye kararının pazarlık
sonucu çıktığı yazıldı medyada. Alman basını da "Kirli bir
birliktelik" ifadesini kullandı...
Dün yayınlanan haberlerde ise Yücel'in henüz iddianamesi çıkmadan, hakim tarafından karar verilmeden tahliye edileceği bilgisi Almanya hükümetiyle paylaşılmıştı. Alman Konsolosu da 14 Şubat'ta tatilini yarıda keserek, tahliye olacağı bilgisi üzerine İstanbul'a geçmişti.
Yücel'in tahliyesi, yargı açısından eleştirilen, siyasetin
etkisinde olduğunu gösteren bir karar olarak gösteriliyor artık. Aydınlık
yazarı Ufuk Söylemez, bu durumu 'utanç verici' olarak niteliyor ve şunu
söylüyor:
"Siyasi iktidar her fırsatta, Avrupa’dan gelen taleplere
karşı, Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu, kararları bağımsız mahkemelerin
vereceğini, bunlara icranın bir etki veya baskı yapmasının mevzubahis
olamayacağını ısrarla söylüyor.
Ama gelin görün ki, Türk kökenli Alman vatandaşı olan Deniz
Yücel’in, siyasi hesap ve/veya pazarlıklar sonucunda keyfi bir biçimde
salıverildiği izlenimi yaratan davranışları ile bu iktidar Türkiye’yi dünyaya
bir kez daha rezil etti. Halbuki bu şahsın ajan- terörist olduğu iddiası bizzat
T. Erdoğan tarafından defalarca kamuoyuna açıklanmıştı."
Doğu Perinçek'e yakın gazetede yargıya ağır eleştiriler
getiriliyor. Perinçek, daha önce yaptığı açıklamalarda "Yargı, altın
çağını yaşıyor" demişti. Aydınlık yazarı ise yargının bu kararını sert
şekilde eleştiriyor:
"İnsanların, Türkiye’de talimatla tutuklanıp, keyfi
olarak yine talimatla salıverildiği iddialarının, adeta şok edici bir kanıtı
olan bu gelişme, Türkiye’ye uygar dünyada, hukukun üstünlüğüne inananların
nezdinde çok ama çok büyük zarar verdi."
Söylemez, son olarak yazısını şu cümleyle bitiriyor:
“Merkel” yaz, 555’e mesaj at “tahliyen” cebine
gelsin..."
