Moody’s: En yüksek açık Türkiye'de!... Cari açık, 52 yıllık açığa bedel!
Moody’s: Gelişmekte olan ekonomilerde en yüksek cari açık
Türkiye'de
Uluslararası kredi derecelendirme şirketi Moody’s,
gelişmekte olan ekonomilere ilişkin yayınladığı bir notta, Asya ekonomilerinin
daha dirençli göründüğünü, en yüksek cari açığın Türkiye’de, en yüksek cari
fazla’nın Tayvan’da olduğunu vurguladı…
Piyasalardaki volatilitenin yatırımcıları gelişen ekonomiler
konusunda daha seçici olmaya ittiği vurgulanan raporda, Asya ekonomilerinin
ekonomik verileri değerlendirildiğinde en dirençli ve kırılganlığı en az
ekonomiler olduğu belirtildi.
Gelişmekte olan 22 ülkenin ekonomik verilerinin
karşılaştırıldığı Moody's notunda, GSYH’nin yüzde 4.5’ine karşılık gelen cari
açığıyla Türkiye’nin gelişmekte olan ekonomiler arasında en yüsek cari açığa
sahip ülke olduğu belirtildi. Arjantin ve Kolombiya ise Türkiye’den sonra en
yüksek cari açığa sahip ülkeler.
ASYA ÜLKELERİ FAZLA VERİYOR
Asya ülkelerinde daha
güçlü bir ekonomik temel olduğu vurgulanan raporda, Tayvan’ın en yüksek cari
fazlaya sahip gelişen ekonomi olduğu belirtilirken, GSYH’nin yüzde 5’ini aşan
cari fazlalarla Tayvan, Tayland ve Güney Kore en az kırılgan ekonomiler olarak
değerlendirildi.
EN AZ BORÇLU ÜLKE RUSYA
Raporda bu ülkelerin
borç stokları da değerlendirildi ve Brezilya en yüksek borç yüküne sahip
gelişen ekonomi olarak öne çıkarken, Rusya en az borcu olan gelişen ekonomi
oldu.
SBI Securities’in
Tokyo’daki bağımsız finansal danışmanlık birimi genel müdürü Tsutomu Soma,
“Gelişmekte olan piyasa varlıkları toplu olarak alınmıştı. Ama her ekonomi
yabancı yatırımcı çekmeye devam etmeyecek. Asya hem politik hem ekonomik açıdan
ayrışıyor. Latin Amerika ülkelerinde siyasi riskler varken, Ortadoğu
ekonomileri ise jeopolitik risklerle karşı karşıya” değerlendirmesini yaptı.
'Cari açık 52 yıllık açığa bedel'
Aykut Erdoğdu, 2016’da 32.6 milyar dolar olan cari açığın,
yüzde 44.5 artışla 47.1 milyar dolara çıktığını belirterek “2017’nin cari
açığı, Türkiye’nin 52 yıllık açığına bedel” dedi…
Ülkede yapısal sorunlardan biri haline gelmiş cari açıkta
korkutan bir tablo artaya çıktı. G20 ülkeleri içinde en kötüler arasında yer
alan Türkiye, geçen hafta açıklanan cari açık verileriyle daha özgün bir yere
doğru ilerlemeye başladı.
Soruna duyarsız kalmayan siyasilerden konuya ilişkin
açıklamalar da gelmeye başladı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan
Yardımcısı Aykut Erdoğdu, 2016’da 32.6 milyar dolar olan cari açığın, yüzde
44.5 artışla 47.1 milyar dolara çıktığını belirterek, “2017’nin cari açığı,
Türkiye’nin 52 yıllık açığına bedel” değerlendirmesinde bulundu.
Erdoğdu yaptığı açıklamada, 1951 yılından bu yana hesaplanan
cari açık verilerine göre, 1951-2002 arasını kapsayan 52 yılda Türkiye’nin
verdiği toplam cari açığın 43.7 milyar dolar olduğunu belirtti. Oysa sadece
2017’de bunun 47.1 milyar dolara ulaştığını kaydeden Erdoğdu, “Yani, bir yılın
açığı 52 yıla bedel düzeye geldi. 1923’ten 2002’nin sonuna kadar geçen 80 yılda
Türkiye toplamda 247 milyar dolar dış ticaret açığı verirken, AKP’yle geçen 15
yılda, 2017 sonu itibarıyla toplam dış ticaret açığı 967 milyar dolara ulaştı”
dedi. İhracat ve turizm gelirleri hızla düşerken, kronik cari açık sorununun
milli ekonomiyi tehdit ettiğini, cari açıkla birlikte bütçe açığının da arttığını
anlatan Erdoğdu, kronik cari açık ve bütçe açığının yüksek borçlanmaya yol
açtığına dikkat çekti.
Yerleşik sermaye çıkıyor
Aykut Erdoğdu, 47 milyar dolarlık cari açığa karşılık,
yabancı sermaye hareketlerinin toplam değerinin 49,4 milyar dolara ulaştığını
da kaydederek, Türkiye’nin içinde olduğu OHAL koşullarına rağmen ödemek zorunda
bırakıldığımız yüksek faiz nedeniyle sıcak paranın gelmeye devam ettiğini
söyledi. 2017 yılı içinde toplam sıcak para hareketlerinin net büyüklüğünün 13
milyar dolara ulaştığına dikkat çeken Erdoğdu, 2017 yılında yerleşiklerin
Türkiye’den çıkardıkları sermayenin büyüklüğünün ise 10,5 milyar dolar olduğuna
işaret etti. Doğrudan yatırımlarda da 2 milyar dolar azalma olduğunu vurgulayan
Erdoğdu, 2017 yılında 8.1 milyar dolar doğrudan yatırımın 4.6 milyar dolarının
üretken olmayan gayrimenkul alımına yöneldiğini belirtti. Türkiye’deki
faizlerin yüksek olmasının yabancıların borç senetlerine olan talebini adeta
patlattığını, 2016’da 7 milyar dolar olan borç senedi değerinin 2017’de 20.8
milyar dolara ulaştığını anlatan Erdoğdu, bir yılda hükümetin net 10 milyar
dolar borçlandığını da sözlerine ekledi.
Rekor açık borçla ödendi
Türkiye’nin son 15 yılda elde ettiği gelirlerle 967 milyar
dolarlık dış açığın ancak 419 milyar dolarını karşılayabildiğini ifade eden
Erdoğdu, şöyle devam etti: “Geriye kalan 548 milyar dolarlık açık, 500 milyar
dolar ihracatı hedefleyen AKP’nin Türkiye’nin başına sardığı cari açıktır. 15
yılda 548 milyar dolar cari açık veren ekonomi, bu açığı borçlanarak
kapatabilmiş ve borca da toplam 149 milyar dolar dış borç faizi ödendi.
İhracatımız 2014’te 157 milyar dolarken, 2015’te 143 milyar dolara ve 2016’da
142 milyar dolara düştü. AKP hükümetinin ihracat rekoru açıklamalarının eşlik
ettiği 2017’de ancak 2014 düzeyine yükselerek 157 milyar dolar oldu. ‘Rekor
ihracat’ yılı 2017’de ithalat ve dış ticaret açığı rekor kırdı. 2016’da 32.6 milyar
dolar olan cari açık, yüzde 44.5 arttı.
Finansman artık sorun
Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, konuya ilişkin
değerlendirmesinde, aralık ayı verilerinin vahim bir boyutta olduğuna dikkat
çekerek, cari işlemler açığının aralıkta, 2016’nın aynı ayına göre 3.3 milyar
dolar artarak 7.7 milyar dolar olarak gerçekleştiğini hatırlattı. Kozanoğlu’nun
değerlendirmesi özetle şöyle:
“Cari açık aralık ayına kadar vahim ama alışıldık bir
tabloya işaret ediyor. Ne var ki, bundan sonrası daha da endişe verici. Çünkü,
yılın son ayında doğrudan yatırımlardan net 490 milyon dolar, portföy yatırımlarından
net 340 milyon dolar döviz giriş gerçekleşti. Bunlar olağan bir seyri
yansıtıyor. Gelgelelim kredi yenilemelerindeki tıkanma sonucu, 2 milyar dolar
finansman daralması yaşandı. Net rakamlara vurunca, bırakın cari açığı finanse
etmeyi, mevcut finansman olanakları 1165 milyon dolar geriledi. Garip bir
durumun ortaya çıktığı görülüyor. Açık 7.7 milyar dolar iken, Merkez Bankası
rezervlerinden daha fazlası, tam 8636 milyon dolar buharlaşmış görünüyor.
2017’nin son iki ayı alındığında da, toplam cari açık 12.075 milyon dolar iken,
rezervlerde eksilme 12.721 milyon dolar. Anlaşılan korkulan oluyor, artık cari
açığı finanse edememeye başlıyoruz.
Gerçi ocakta Merkez Bankası rezervlerinde bir artış
gözleniyor. 24 Kasım 2017 ile 29 Aralık 2017 arasında altın dışı rezervler 12.2
milyar dolar azalırken 26 Ocak’a kadarki 4 haftada 7.2 milyar dolar artıyor.
Yani sorun aynı şiddette devam etmiyor. Yine de cari açığı finanse etmekte
ciddi bir güçlüğün söz konusu olduğu, ekonomiyi daha kritik bir 2019’un beklediği
gerçeği değişmiyor.”

