Esenyurt’ta cami yakanlar “iyi çocuklar” mı, Erdoğan’ın sesi neden çıkmıyor?


Son bir ayda bir kilise ve Caferilerin gittiği iki camiye saldırı düzenlendi. Esenyurt’ta iki camii yakılırken polisin şikayetlere rağmen harekete geçmemesi ve Alevileri-Şiileri düşman sayan mezhepçi dilden taviz vermeyen AKP’nin yakılan camiler konusunda sessizliğe gömülmesi dikkat çekiyor
Türkiye sınırı AKP destekli cihatçıların mezhepçi şiddetiyle kuşatılırken, ülke içinde de Hıristiyan ve Şii ibadethanelerine yönelik saldırılar ve hükümetin bu konudaki sessizliği endişe veriyor.
Gezi direnişi sırasında polis saldırısından kaçanların Dolmabahçe Camii’ne girmeleri üzerine yaygarayı koparan ve yalan olduğu açığa çıkmasına rağmen aylarca içerde içki içildiğinden söz eden Tayyip Erdoğan’ın sesi, Esenyurt’ta yakılan Caferi camileri söz konusu olunca çıkmıyor.
Caferiler saldırıların kim tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin olarak IŞİD ve El Kaide’ye işaret ederken, CHP’li Aykan Erdemir de Tayyip Erdoğan’ın mezhep ayrımcılığını körükleyen söylemini eleştirdi. Erdoğan “takiye, yalan, iftira, fitne ve fesatta Şia bunların eline su dökemez” demişti.
İkinci saldırı
Taraf’ın haberine göre Esenyurt’ta Caferilerin gittiği Yenikent Mahallesi, Âşık Şenlik Caddesi üzerinde bulunan Muhammediye Cami’nde, önceki gece saat 02.00 sıralarında yangın çıktı. Camideki dumanı fark eden vatandaşlar, durumu itfaiye ve polise bildirdi. İhbar üzerine olay itfaiye yangını kısa sürede söndürdü. Yangın sonrasında caminin kütüphane bölümünde, minber ve çevresinde büyük çapta maddi hasar meydana geldi.
“Sizi yakacağız” dediler
Yaklaşık bir hafta önce tehdit edildiğini söyleyen Cami İmamı Hamza Aydın, yangının kundaklama nedeniyle yaşandığını söyledi. Aydın, “Görgü tanıkları var. Merdiveni dayayarak içeriye girmişler ve kütüphaneden başlamışlar. Geçtiğimiz ay yanan cami gibi önce benim camimdeki kütüphaneyi yaktılar” dedi. Bir hafta önce bir grup tarafından tehdit edildiğini anlatan Aydın, “Adamlar bana, ‘Siz bizden değilsiniz, sizin yaşama hakkınız yok. Siz taşa tapıyorsunuz. Siz Şiasınız, Caferisiniz. Biz sizi yakacağız’ dediler, bir hafta sonra da gelip yaktılar. Gidip şikayetçi oldum. Ancak polise gittikten sonra bir şey yapılmadı. Şikâyetçiyiz” diye konuştu.
Cami görevlisi Rıza Musa Koç da “Bu konuyla ilgili adli mercilere haber verdik. Fakat bu konuyla ilgili herhangi bir çalışma olmadı. Ve maalesef Türkiye’de şu anda mezhep kavgası çıkarmaya çalışan insanlar var” şeklinde konuştu.
“Bu eylemin arkasında El Kaide ve IŞİD var”
Yangınla ilgili açıklama yapan Dünya Caferi Alimler Birliği Başkanı Hasan Karabulut, olayın İslam düşmanlarının planı olduğunu söyledi. Caminin kasıtlı olarak başkaları tarafından yakıldığını iddia eden Hasan Karabulut, “Bu eylemlerin tamamının arkasında Selefi, El Kaide anlayışı vardır. IŞİD ve El Nusra da onun kolları. Bu kısa bir sürenin hadisesi değildir” dedi.
Öte yandan bir tepki de CHP’den geldi. CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, Haziran’da Esenyurt’ta yine Caferilerin kullandığı Allahüekber Ehlibeyt Camii’nin de kundaklandığını hatırlatarak, Hükümetin bu saldırılara seyirci kaldığını ifade etti. “Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Mart ayında kullandığı “takiye, yalan, iftira, fitne ve fesatta Şia bunların eline su dökemez” ifadesinin Caferi ibadethanelerine yönelik saldırılara zemin hazırladığını iddia eden Erdemir, “AKP’nin en yetkili ağzından dile getirilen bu nefret söylemi ülkemiz ve siyasetimiz için bir utanç vesikası olmaya devam etmektedir” şeklinde konuştu.
Blogger tarafından desteklenmektedir.