Türkiye, IMF'ye Borç Verdi mi?
"Küresel kriz sonrasında GAB Antlaşmasındaki taahhütlerin
krizin yarattığı sıkıntıları aşmaya yetmeyeceğini gören IMF, NAB Antlaşması
hazırlığına girmiş ve çeşitli ülkelere o arada Türkiye’ye de başvurmuş,
Türkiye, IMF’ye borç vereceğini taahhüt etmiş ancak IMF NAB Antlaşmasına
Türkiye’yi katmamış ve dolayısıyla Türkiye’den borç almamıştır"
IMF, Parayı Nereden Buluyor?
IMF, bir yandan kendi giderlerini karşılamak bir yandan da
üye ülkelere destek vermek için kullandığı kaynakları başlıca iki şekilde
sağlıyor: Kota sistemi ve Borçlanma. Borçlanma da iki şekilde yapılıyor: Çok
taraflı borçlanma, iki taraflı borçlanma.
Kota Sistemi
IMF’ye üye olan her ülke, ekonomik gücüyle orantılı olarak
bir formüle göre hesaplanan ve adına kota denilen bir katılım payını ödemekle
yükümlü. Kota, anonim şirketlerdeki sermaye payına benziyor. Kota, üye ülkenin
IMF Guvernörler Kurulundaki (anonim şirketlerdeki pay sahipleri genel kuruluna
benzer) oy oranını, IMF İcra Direktörleri Kurulundaki (anonim şirketlerdeki
yönetim kuruluna benzer) temsil şeklini, SDR (IMF’nin rezerv parası) kullanım
limitini ve IMF desteğine ihtiyacı olduğunda alabileceği desteğin miktarını
belirlemekte ölçü olarak alınıyor. Üye ülkeler kotalarının dörtte birini USD,
Euro, Yuan, Yen, Sterlin gibi rezerv paralardan birisi ya da SDR ile dörtte
üçünü ise kendi paralarıyla ödemek durumundalar. Kotalar her 5 yılda bir revize
edilerek artırılıyor ve ülkeler artan kısmı aynı kurallar içinde ödüyorlar. IMF
kotalarının toplamı bugün itibariyle 671 milyar USD tutarındadır. Türkiye’nin
kotası 6.572 milyon USD’dir.
Altın Varlığının Satışı
IMF’nin sahip olduğu altın varlığı, üye ülke kotalarının
dörtte birinin altınla ödenmesi zorunluluğundan gelen birikimle sağlanmış
bulunuyor. IMF, küresel krizin yarattığı kaynak sıkıntısını aşabilmek için
altın varlığının 403 metrik tonluk kısmını 2009 – 2010 yıllarını kapsayan
dönemde parça parça satarak paraya çevirdi. IMF, halen, bugünkü değeri yaklaşık
115 milyar USD eden 2.814 metrik ton altına sahip bulunuyor.
Borçlanma
IMF’nin işlemleri için kotalar yetmediğinden IMF borçlanmaya
da gidiyor. Bu borçlanmalar çok taraflı ve iki taraflı antlaşmalarla yapılıyor.
Çok taraflı borçlanmalar başlıca iki düzenleme çerçevesinde yürütülüyor: Genel
Borçlanma Antlaşması (GAB) ve Yeni Borçlanma Antlaşması (NAB.) Bu antlaşmalarda
IMF, üyesi olan ülkelerden borç alıyor. Bunlara ek olarak IMF, küresel kriz
sonrasında yine üyesi olan ve GAB Antlaşmasına taraf olan bazı ülkelerden iki
taraflı antlaşmalarla da borç almaya başlamış bulunuyor.
IMF’nin GAB çerçevesinde üye ülkelerden aldığı borçların
ülke bazında dökümü ek 1’de sunulmaktadır.
Küresel krizle birlikte ekonomiler sıkıntıya düşüp IMF’nin
kapısını çalınca IMF kaynak sıkıntısına düştü ve GAB’ın yanında yeni bir
borçlanma antlaşması yapma kararı aldı. Bu karar çerçevesinde başta G20
ülkeleri olmak üzere çeşitli ülkelere başvurdu. Türkiye de başvurulan
ülkelerden birisiydi ve yetkililer Türkiye’nin bu çerçevede IMF’ye 5 milyar USD
tutarında borç verebileceğini belirttiler. Sonraki gelişmelerde IMF, bu yeni
borçlanma antlaşmasını (NAB) hazırladı ve çeşitli ülkelerden borç aldı.
IMF’nin NAB çerçevesinde üye ülkelerden aldığı borçların
ülke bazında dökümü ek 2’de sunulmaktadır.
Türkiye IMF’ye Borç Verdi mi?
Yazıya ekli olarak sunduğum IMF’nin borç antlaşmalarına (GAB
ve NAB) baktığımızda her iki antlaşma listesinde de Türkiye’nin yer almadığını
görüyoruz. Küresel kriz sonrasında GAB Antlaşmasındaki taahhütlerin krizin
yarattığı sıkıntıları aşmaya yetmeyeceğini gören IMF, NAB Antlaşması
hazırlığına girmiş ve çeşitli ülkelere o arada Türkiye’ye de başvurmuş, Türkiye,
IMF’ye borç vereceğini taahhüt etmiş ancak IMF NAB Antlaşmasına Türkiye’yi
katmamış ve dolayısıyla Türkiye’den borç almamıştır.
Ek 1 ve Ek 2'de yer alan IMF'nin GAB ve NAB Borç
Antlaşmalarının incelenmesinden de görüleceği gibi Türkiye, IMF’ye borç veren
ülkeler arasında yer almamaktadır.
Ek 1: GAB Çerçevesinde katılımcı ülkeler ve borç verme
taahhütleri (Kaynak: IMF)
