Reza Zarrab, ABD'deki davada şimdiye kadar neleri itiraf etti, ne söyledi?
Reza Zarrab, suçunu kabul ederek itirafçı olduğu 'ABD,
Atilla'ya karşı' davasında neler söyledi, hangi isimleri dile getirdi, neleri
itiraf etti?
ABD'de "Uluslararası Acil Ekonomik Güç Yasası'nı delmek
için kumpas kurmak", "ABD'yi dolandırmak için kumpas kurmak",
"Bankacılık sisteminde sahtekarlık yapmak", "Bankacılık
sisteminde sahtekarlık yapmak için kumpas kurmak", "Kara para
aklamak" ve "Kara para aklamak için kumpas kurmak"
gerekçeleriyle yargılanan Türkiye ve İran vatandaşı Reza Zarrab, suçunu kabul
ederek savcılıkla anlaşma yaptı ve itirafçı oldu.
Peki tanık sandalyesine oturan Reza Zarrab hangi iddialarda
bulundu, kimlerin adını verdi, hangi belgeleri ve tapeleri doğruladı?
‘ABD'DE TUTUKLUYKEN BİR GARDİYANA RÜŞVET VERDİM’
Zarrab, verdiği rüşvetleri itiraf etmeye muhtemelen en küçük
olanından başladı. Tutukluyken bir gardiyana rüşvet verdiğini kabul eden Zarrab
"Bir memura bana alkol getirmesi ve cep telefonunu kullanmama izin vermesi
için rüşvet verdim" ifadelerini kullandı.
‘TÜRKİYE’DE HAPİSTEN ÇIKMAK İÇİN RÜŞVET VERDİM’
Zarrab duruşmada Türkiye’deki hapishaneden çıkmak için
‘kısmen’ rüşvet verdiğini söyledi.
‘EGEMEN BAĞIŞ, AKTİF BANK'TA İRAN'LA İŞ YAPABİLECEĞİM BİR
HESAP AÇILMASINA YARDIM ETTİ’
Reza Zarrab, dönemin AB Bakanı Egemen Bağış'ın kendisine
yardımını şöyle anlattı: “Aktif Bank bana İran'la iş yapacak müşterilerin,
hesap açması için özel bir izin alınması gerektiğini söyledi. Egemen Bağış,
Aktif Bank'ta hesap açmam için bana yardım etti.”
‘ZAFER ÇAĞLAYAN'A 45-50 MİLYON AVRO RÜŞVET VERDİM'
Zarrab itiraflarının devamında Halkbank ile çalışmaya
başladığı süreci ve bu iş birliğindeki rolü karşılığı Zafer Çağlayan'a verdiği
rüşveti anlattı:
“Halkbank ile ilişkim 2012 yılında başladı fakat
bağlantılarım daha eskiye dayanıyordu. Eşim (Ebru Gündeş) Türkiye'de ünlü bir
sanatçı olduğu için hep göz önünde olan bir kişiydim. Bu yüzden (Halkbank eski
Genel Müdürü) Süleyman Aslan ile çalışmak için fazla görünürde olan biriydim.
Aslan bu nedenle benimle çalışmak istemedi. Zafer Çağlayan'la daha önce ailece
gittiğimiz bir balık restoranında hesap öderken tanıştık. Daha sonra yapılan
bir görüşme de Çağlayan, Halkbank’ta hesap açılması için bir bakıp geri
döneceğini söyledi. Yüzyüze toplantı yaptık. Ticaretin detayı hakkında bilgi
aldık. Kâr marjlarını sordu. Çağlayan, yüzde 50-50 ortak olmak koşuluyla bu
ticarete aracılık edebileceğini söyledi. Çağlayan'a 45 ila 50 milyon avro
arasında bir rüşvet ödedim.”
'HAKAN ATİLLA VE SÜLEYMAN ASLAN, YAPTIRIMLARIN FARKINDAYDI'
Reza Zarrab, Halkbank yöneticileri Hakan Atilla ve Süleyman
Aslan'ın İran'a yönelik yaptırımların farkında olduklarını, buna karşın açık
bularak ticareti organize ettiklerini öne sürdü. Zarrab'ın konuya ilişkin
ifadeleri şöyle: "(Hakan Atilla için) Yaptırım kuralları hakkında
bankadaki en bilgili kişi. Oluşturduğumuz yapının Amerikan yaptırımlarıyla
uyumlu görünmesi için katkıda bulundu. Süleyman Aslan yaptırımların ne olduğunu
ve hangi işlemlerin yaptırımları deleceğini biliyordu."
‘ZAFER ÇAĞLAYAN HESAP EKSTRELERİNİ BİZZAT KONTROL ETTİ’
Zarrab, Çağlayan'ın zaman zaman, şirketine ait hesap
ekstrelerini bizzat kontrol ettiğini iddia etti.
‘ÇAĞLAYAN’IN BİLGİSİ OLMADAN HİÇBİR ŞEY YAPMADIK’
Zarrab "Çağlayan'ın bilgisi olmadan hiçbir şey
yapmayacaktım. Zaten biz de Çağlayan'dan hiçbir şeyi gizlemedik. Onun bilgisi
dışında hiçbir şey yapmadık" dedi.
‘ÇAĞLAYAN’A YÜZDE 50 ÖDEME YAPTIM’
Zarrab, Zafer Çağlayan'a İran ticareti konusunda yüzde 50
ödeme yaptığını söyledi.
'ÇAĞLAYAN’A KOL SAATİ VERDİM'
Zarrab, Çağlayan'a yaptığı ödemelerden birinin "kol
saati" olarak sunulduğunu anlattı. 2013'te gündeme gelen kol saati olup
olmadığı konusunda bir açıklama yapmadı.
Reza Zarrab, Ziraat Bankası ve Vakıfbank'ın da bu işlere
dahil olmak istediğini iddia etti.
‘ERDOĞAN VE BABACAN BU TİCARETİ YAPMAYA KARAR VERMİŞTİ’
Reza Zarrab duruşmalarda Başbakan Erdoğan’ın adını ise şöyle
andı: "Sayın Başbakan bu ticaretin başlatılması için onay ve talimat
verdi. Demek istediğim, dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ve Babacan bu
ticareti yapmaya karar vermişti" dedi.
'MUAMMER GÜLER’İN OĞLU BARIŞ GÜLERDEN YARDIM İSTEDİM'
Reza Zarrab, İran’la iş yaptığı için Çin’de sorun yaşadığını
ve dönemin İçişleri bakanı Muammer Güler’in oğlu Barış Güler'den yardım
istediğini söyledi. Barış Güler bu sırada Zarrab’a danışmanlık yapıyordu. Zarrab, Muammer Güler’in Çin bankalarına
referans mektubu yazması için oğlu Barış Güler’e 100 bin dolar verdiğini
söyledi. Zaten Muammer Güler’in fotoğrafı dosyaya delil olarak girdi.
'AHMEDİNECAD'LA BAĞLANTIM VARDI'
Babası Hüseyin Zarrab'ın eski İran Cumhurbaşkanı Mahmud
Ahmedinecad ile bağlantısı bilinen Reza Zarrab, kendisinin de Ahmedinecad ile
bağlantısı olduğunu kabul etti.
'İRAN, PETROL SATIŞINI TÜPRAŞ'A, GAZ SATIŞINI BOTAŞ'A
YAPARDI'
Zarrab, duruşmada altın ticaretini şema üzerinden anlattı:
"Ticaret önce İran'ın Türkiye'ye ham petrol ve gaz satmasıyla başlıyor.
İran Ulusal Petrol Şirketi (NIOC) petrolün satışını Tüpraş'a, gazınkini Botaş'a
yapardı. Onlar da NIOC'ye para borçlu olurdu. İran, dış borçlarını Türkiye ve
Dubai üzerinden en az 10 işlemle ödüyordu." Zarrab, Halkbank'a gelen
paranın çıkışının avro olduğunu ve Denizbank'a ise Türk Lirası olarak geldiğini
ifade etti. Zarrab daha sonra Türkiye’deki şirketi Royal Group’tan aldığı
altının Dubai’deki şirketine gittiği belirtti. Altının satılıp nakde çevrilecek
konuma geldiğini aktardı. Zarrab, İran’ın altına ihtiyacı olmadığını, ülkenin
borçlarını ödemek adına altını nakde çevirmeye ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
Dubai’de yapılan işlemler aracılığıyla İran’ın uluslararası borçlarının
ödenmesi amaçlanıyordu.
‘SÜLEYMAN ASLAN DA ZAFER ÇAĞLAYAN GİBİ PARA İSTİYOR’
Zarrab "Süleyman Aslan'a sürekli uyarı geliyordu.
Amerika'dan, ABD'nin İran'la ilgili işlemlerden duyduğu kaygılarla ilgili
uyarılardı. Aslan'ın 'içim rahat değil'
demesini 'para istiyor' şeklinde yorumladım ve bankadan çıkıp Abdullah
Happani'yi (yardımcısı ) aradım. 'Tıpkı Zafer Çağlayan gibi bu da para istiyor'
dedim."
HAYALİ GIDA TİCARETİNİ SÜLEYMAN ASLAN’LA KILIFINA
UYDURMUŞLAR
Reza Zarrab Dubai’deki, şirketi üzerinden yapılan hayali
gıda ticaretini Süleyman Aslan'la birlikte nasıl kılıfına uydurduklarını
anlattı.
BUĞDAY YETİŞMEYEN DUBAİ’DEN BUĞDAY SEVKİYATI
Zarrab iki evrakta hata yaptığını anlattı. Birincisinde,
rakamı fazla yazdığı söyleyen Zarrab "İkinci hatayı buğday sevkiyatında
yaptık" dedi.
Savcı: Nasıl bir hata bu yani?
Zarrab: Dubai'da buğday yetiştirilmiyor.
'HALKBANK’A EN FAZLA YÜZDE 1 KOMİSYON ÖDEDİM'
Reza Zarrab, Halkbank'ta altın ve gıda ticareti için ödediği
en yüksek komisyonun yüzde 1 olduğunu söyledi.
‘BEYEFENDİ, BAŞKAN OBAMA'YI ARAYACAK’
Duruşmaya Zarrab hapishanedeyken yapılmış telefon kayıtları
da delil olarak girdi. Ses kayıtlarında, İbrahim, Mevlüt, Bekir gibi isimler
geçiyor ve bu isimlerin Zarrab’ın avukatları ile Zarrab’ı kurtarmak için
diyaloga geçtiği anlaşılıyor. Zarrab ile bir kişi arasında geçen konuşmada,
'Beyefendi'nin Başkan Obama’yı arayacağı' bilgisi yer alıyor.
(AJANSLAR)
