Davutoğlu’ndan Barlas’a "cihatçılara silah yardımı" yanıtı: Kararı tek başıma almadım
Ahmet Davutoğlu, “Suriye’de terör örgütlerine destek
verildiği” suçunu kendisine atan Sabah gazetesi başyazarı Mehmet Barlas’a yanıt
verdi. Davutoğlu, kararların tümünün devlet mekanizması içinde alındığının
altını çizerek olayı “Devr-i sabık oluşturulma çabası” olarak niteledi…
Türkiye’nin Suriye’de terör örgütlerine destek verdiğini
söylemesi tepki uyandırınca topu Ahmet Davutoğlu’na atma yoluna giden ve dünkü
(7 Ocak) yazısında “Esad’ın altı ayda devrileceğini iddia eden ve daha sonra da
Rus uçağının düşürülmesi emrini de kendisinin verdiğini söyleyen dönemin
Dışişleri Bakanı ve sonra Başbakanı olan Ahmet Davutoğlu, yanlışların baş
sorumlusu değil miydi?” diyen Sabah gazetesi başyazarı Mehmet Barlas’a
Davutoğlu’ndan yanıt geldi.
Karar gazetesinde yer alan habere göre Davutoğlu,
Türkiye’nin terör örgütlerine destek vermediğini belirtirken FETÖ’nün
argümanlarının Sabah gazetesinde dillendirildiğini söyledi. Davutoğlu,
kararların kişisel olmadığına vurgu yaparak “Türkiye nevzuhur bir devlet
değildir ve tüm kararlar devlet mekanizması içinde ilgili kurullar ve süreçler
içerisinde alınmaktadır” dedi.
Davutoğlu’nun ofisince yayınlanan açıklamanın tam metni
şöyle:
“Türkiye hiçbir zaman terör örgütlerine destek vermemiştir.
Türkiye’nin destek verdiği gruplar BM gözetimindeki Cenevre sürecine ve
Türkiye’nin İran, Rusya ile birlikte yürüttüğü Astana sürecine katılan Suriyeli
muhalif gruplardır. Kaldı ki bu gruplar Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye’de
gerçekleştirdiği operasyonlarda ordumuzun en yakın destekçileri olmuştur.
Ayrıca 23 Temmuz 2015’te PKK ile DEAŞ’a karşı sınır ötesi
operasyon kararı da Sayın Davutoğlu’nun başbakanlığı döneminde alınmıştır.
FETÖ argümanları
sabah gazetesinde dillendiriliyor
FETÖ’nün Türkiye’yi yıpratmak ve uluslararası alanda mahkum
et(tir)mek için kullandığı argümanların Türkiye’nin en çok satan gazetelerinden
biri olduğunu iddia eden bir yayın organında dillendirilmesi ayrıca düşündürücüdür.
Son dönemde Türk siyasetinde ve dış politikada yaşanan
gelişmelerin sorumluluğunun bugün ortaya çıkan sonuçlara göre paylaştırılması
bir alışkanlık haline gelmiştir.
Türkiye nevzuhur bir devlet değildir ve tüm kararlar devlet
mekanizması içinde ilgili kurullar ve süreçler içerisinde alınmaktadır.
Dolayısıyla Suriye konusunda Sayın Davutoğlu’nun Dışişleri
Bakanlığı ve Başbakanlığı dönemlerinde takip edilen strateji başta Milli
Güvenlik Kurulu olmak üzere Bakanlar Kurulu toplantıları ve ilgili güvenlik-dış
politika mekanizmaları çerçevesine alınmış devlet kararları ile şekillenmiştir.
Devr-i sabık
oluşturulma çabası
Bu gerçeğin sürekli yok sayılarak bir devr-i sabık
oluşturulması çabası yaşananları değiştirmeyecektir.
Dış politikanın konjonktürel beklentiler ve kısır
tartışmalara malzeme edilerek çarpıtılması her şeyden ve herkesten önce
ülkemize zarar vermektedir. Belli hassasiyetlerle her gerçekdışı iddiaya cevap
verilmiyor olması bu iddiaların doğruluğuna ve bundan sonra cevap
verilmeyeceğine işaret etmemektedir”
