"Yeni Anayasa", OHAL ve seçimleri ertelemek üzerine sorular ve ihtimaller...

Erdoğan "Anayasa değişikliği" demedi, "yeni bir Anayasa" dedi. Yeni Anayasa Erdoğan'ın kafasındaki olası yeni bir devlet modelinin ilk ve en önemli adımı olabilir mi? Sorulması gereken soru budur ve yukarıda sorduğumuz sorulardan çok daha önce gelmesi gerekmektedir diye düşünüyoruz...


Erdoğan yaklaşık bir haftadır "Yeni Anayasa" demeye başladı. 

Bu çıkışı, ülkenin gerçek gündemlerini arkalara itme çabası mıydı yoksa Erdoğan başka birtakım hesaplar içinde mi? 

Ya da Erdoğan'ın kafasında hedef anlamında bu ikisi bir arada, yan yana mı duruyorlar.

Dolayısıyla artık şu soruların cevapları tartışılmalıdır:

"Yeni Anayasa" söylemi; 

ABD’nin yeni yönetimine mi bir göz kırpma mıdır?

İçte seçmen oyalamak mıdır?

Yeni bir kutuplaştırma argümanı mıdır?

Rusya’ örneğinde olduğu gibi yeni bir anayasa ile daimi başkanlık mı garantilenmek istenmektedir?

Şeriatla ters düşmeyecek Anayasa mı zorlanacaktır? 

Kimi maddelerle örneğin Kürt oylarının devşirilmesi mi hedeflenmiştir?

Ya da... Devlet Bahçeli'ye gözdağı mı verilmek istenmektedir.

Kuşkusuz bu sorulara yenileri eklenebilir, bu mümkündür.

Öte yandan sayısal kimi gerçekler de var.

Anayasayı değiştirme teklifi verilebilmesi için 200 milletvekilinin imzası gerekiyor. 

AKP, 289 milletvekili ile kişilere ya da partilere ihtiyaç duymadan değiştirme teklifi verebiliyor. 

Ama yeni anayasayı halk oylamasına götürebilmek için 360 oy gerekiyor. 

TBMM oylamasıyla değiştirebilmek içinse Erdoğan'na 400 milletvekilinin oyu gerekiyor.

MHP’nin 48, BBP’nin 1 milletvekili ile Cumhur İttifakının toplam oyu 338'i buluyor. 

Bu da şu anlama geliyor:

Cumhur İttifakı’na Anayasa değişiklik teklifini TBMM’den referandumsuz geçirmek için 62, referanduma götürmek içinse 22 milletvekili gerekiyor.

Yani Erdoğan her iki durumda da muhalefete muhtaç durumda.

Burada atlanılmaması gereken çok önemli bir nokta daha var:

Erdoğan "Anayasa değişikliği" demedi, "yeni bir Anayasa" dedi. Yeni Anayasa Erdoğan'ın kafasındaki olası yeni bir devlet modelinin ilk ve en önemli adımı olabilir mi? Sorulması gereken soru budur ve yukarıda sorduğumuz sorulardan çok daha önce gelmesi gerekmektedir diye düşünüyoruz.

Bu arada kafamızın içinde sürekli yerini koruyan bir ihtimali de dile getirmeden geçmek istemiyoruz. 

Kendisi gibi düşünmeyen neredeyse herkesi, evet, bunların tümünü "terörist" ilan etmekte herhangi bir sakınca görmeyen, 

her muhalif kıpırdanmayı kendi kolluk güçleriyle zor kullanarak bastırmaya çabalayan

ve... 

salgını bahane edip çeşitli yollarla halkın her kesimini kısıtlarken AKP'nin kapalı salon toplantılarına katılan bindirilmiş kıtalara teşekkür eden... iktidar sıfatlı ekip, 

bu ve benzeri girişimlerini üstelik de ve artık bütün yurttaşların gözlerinin içine soka soka gerçekleştirerek halkı sokağa çıkmaya zorluyor olabilir mi?

Ve elbette, halkı ve bütün muhalefeti sokağa çıkarıp örneğin yeniden OHAL ilan ederek, artık ne yapsa, ne etse kaybedeceğini net bir biçimde gördüğü ve bildiği seçimleri ülke gündeminden tamamen ya da en azından uzun bir süre çekip çıkarmayı amaçlıyor olabilir mi?

Biz sorularımızı ve iktidar açısından gayet mümkün ihtimalleri sıralamaya çalıştık.

Sinsi, büyük, ince ve hain bir hat ilmek ilmek örülüyor olabilir mi?

Sevgiyle, dirençli ve uyanık kalın! (HAYRİ GÜNEL)

Blogger tarafından desteklenmektedir.