Halep'te kuşatma, diplomasi ve çatışma: SDG ile HTŞ hattında neler oluyor?

Suriye'de 10 Mart Mutabakatı'nın tıkanmasıyla Halep’te SDG yönetimindeki mahallerde başlayan çatışmalar şiddetlendi. Dışişleri Bakanı Fidan ve Savunma Bakanı Güler operasyonu "memnuniyetle" karşıladı. Bu sırada HTŞ yönetimine AB'den 620 milyon avro destek sözü geldi.


Suriye'nin Halep kentinde başlayan HTŞ ve Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki gerilim tırmanmaya devam ediyor. 

"10 Mart Mutabakatı" çerçevesinde Şam’da Ahmed Şara liderliğindeki HTŞ yönetimiyle yapılan görüşmelerin imza aşamasına gelmesine rağmen sonuçsuz kalması üzerine, HTŞ, Halep'te bulunan SDG kontrolündeki Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine saldırıya başladı. 

Ölen ve yaralananların olduğu çatışmalar günlerdir sürerken, HTŞ ordusuna bağlı "Operasyon Komutanlığı" tarafından dün akşam yapılan açıklamada SDG'ye tanınan sürelerin dolmasıyla operasyon başlatıldığı belirtilmişti.

Komutanlık, "SDG’nin saldırılarının ardından bölgede güvenliğin sağlanması amacıyla harekete geçildiğini" savundu. HTŞ yönetimine ait resmi haber ajansı SANA da operasyonun ardından Şeyh Maksud Mahallesi’nin yüzde 90’ından fazlasının kontrolünün ele geçirildiği öne sürdü. 

SDG tarafıysa bu iddianın doğru olmadığını söyledi. Rudaw'daki habere göre, "Bu asılsız iddialar, hükümet yanlısı çetelerin mahalledeki sivil halka karşı işlediği suçları ve ağır hak ihlallerini örtbas etme çabasıdır" denildi.

Çatışmaların şiddetlendiği kentte siviller hayatını kaybetti, on binlerce kişi evlerini terk etti.

SDG, HTŞ yönetiminin çekilme şartı içeren ateşkes talebini reddettiğini duyurdu.

SANA'daki habere göre HTŞ ordusu bugün yaptığı açıklamayla Şeyh Maksud Mahallesi'ndeki tüm askeri operasyonların saat 15:00'ten itibaren durdurulduğunu duyurdu. Açıklamada "Ordu, tüm sağlık ve kamu tesislerini devlet kurumlarına devretmeye başlayacak ve Şeyh Maksud Mahallesi'nin sokaklarından kademeli olarak çekilecektir" ifadelerine yer verildi.

KCK açıklamasında Hakan Fidan ve Yaşar Güler'e eleştiri, IŞİD vurgusu

KCK Dış İlişkiler Komitesi'yse Halep’teki çatışmalar için "'Barış ve Demokratik Toplum süreci'ni Suriye üzerinden sabote etme planıdır” ifadelerini kullandı.

Açıklamada Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in HTŞ müdahalesini desteklemesi eleştirilirken, mahallelere yönelik operasyon “IŞİD saldırısı” olarak nitelendirildi. 

Açıklamada, “Halep’te DAİŞ’i (IŞİD) yenen Kürtlere, Suriye rejimi ve Türk devletinin yeni ortak planıyla saldırması ikinci bir DAİŞ saldırısıdır. Bu saldırıları DAİŞ’in devamı olan cihadist saldırı olarak görmek ve Halep Halk Meclisi’nin kararını DAİŞ’e karşı direniş iradesi görmek gerekir. Kürtler, DAİŞ ve her türlü cihadist çete gruplarına karşı 15 yıldır büyük bedeller ödeyerek direnmiştir. Kürtlerin bu direnişi, insanlık adına büyük bir kazanımdır. Dünya kamuoyunun böyle bilmesi, anlaması ve buna göre Halep halkıyla dayanışma içinde olması Halep üzerindeki kirli planı bozması ve üzerine düşeni yapması ahlaki-vicdani bir görevidir” denildi.


'Şam yetkilileri mevcut anlaşmaları fiilen bitirmeyi ve savaş yolunu tercih etti'

Rojava yönetimi Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı İlham Ahmed de "Şam yetkilileri, Kürt mahallelerini doğrudan hedef alarak mevcut anlaşmaları fiilen bitirmeyi ve diyalog yerine savaş yolunu tercih etmiştir" dedi. Yararlıların tahliyesi için Birleşmiş Milletler'e çağrı yapan Ahmed, HTŞ'nin 10 Mart Mutabakatı'na uymadığını savundu.

"Hükümetin bu saldırılarla asıl hedefi, Beşar Esad sonrası Suriye’de Kürtlerin elde ettiği meşru siyasi hakları ve kazanımları askeri güç kullanarak tamamen ortadan kaldırmaktır" diye konuştu.

Bölgede Aralık ayı ortasında da çatışmalar yaşanmıştı.

Ankara operasyonu 'memnuniyetle' karşıladı

Halep'te çatışmalar sürerken Türkiye'den de HTŞ operasyonunu destekleyen açıklamalar geldi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Terörle mücadelenin en iyi şekilde devam etmesi gerekiyor. SDG'nin 10 Mart Mutabakatı'na bir an önce uymasını bekliyoruz" diye konuştu. 

Milli Savunma Bakanı Güler ise "Ülkedeki bütün etnik gruplara eşitlik ilkesiyle davranan Suriye hükümeti, kamu düzeni ve vatandaşlarının can güvenliğini sağlamak amacıyla Halep'te teröristlerce yürütülen terör faaliyetlerine karşılık terörle mücadele operasyonu başlatmıştır" dedi. Güler, "operasyonu memnuniyetle karşıladıklarını" ifade etti.

Gelişmeler sürerken HTŞ lideri Ahmed Şara ile AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında bir telefon görüşmesi gerçekleştiği açıklanmış, görüşmede "sivillerin korunması ve Halep çevresinde güvenliğin sağlanmasının ele alındığı" bildirilmişti.

Türkiye büyük bir gerici karanlığın pençesi altındayken tarikat ve cemaat ağları ülkenin dört bir yanını sarmaya devam ediyor. Bu gerici abluka Türkiye’de medyayı da büyük oranda belirliyor, bu yapıların suçları medyada kendisine yer bulamıyor. soL, önümüzdeki dönemde bu haberleri güçlendirmek, karanlığın üstüne daha fazla gitmek için de okurunun dayanışmasını talep ediyor. soL’a destek olun,

ABD ne diyor?

ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, Halep’te önceki gece sağlanan geçici ateşkesi memnuniyetle karşıladıklarını açıklamış ve ateşkesin uzatılması için çalıştıklarını duyurmuştu. Barrack, çatışmaların sürmesi üzerine Şam'a gitti.

Gelişmeleri "büyük endişeyle" yakından takip ettiklerini Barrack, "İsrail ile Suriyeli yetkililer arasında Fransa'nın başkenti Paris'te yapılan görüşmenin, daha geniş bir bölgesel barışa doğru atılmış önemli adımlar olduğunu, Suriye'deki şiddet, acı ve zulüm döngüsünü kırma konusundaki kararlılığı gösterdiğini" savundu.

Dün yaptığı açıklamada "10 Mart Mutabakatı"na ulaşmanın hâlâ "ulaşılabilir bir hedef" olduğunu öne süren Tom Barrack şöyle konuştu:

"Bu kritik dönemde bölgede geçen yıl kaydedilen olağanüstü ilerlemeyi baltalamaya ve ABD Başkanı Donald Trump'ın Ortadoğu barış girişimlerinin kalıcı mirasını aşındırmaya çalışan yıkıcı dış güçler ile onların vekillerine karşı bir arada durulmalıdır."

Bu sırada Ürdün Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi, başkent Amman'da ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack ile bir araya geldi. Bugün yapılan görüşmede Suriye'deki son gelişmelerin ele alındığı duyurulurken, "10 Mart Mutabakatı'nın derhal uygulanması çağrısında" bulunuldu.


AB'den HTŞ yönetimine 620 milyon avro destek

Halep'te gerilim tırmanırken Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile Avrupa Konseyi Başkanı António Costa’nın yer aldığı AB heyeti Suriye'nin başkenti Şam'da dün HTŞ yönetimi lideri Ahmed Şara ile görüştü.

Bir süredir ortalarda görünmemesi "çatışmada yaralandığı", hatta "esir alındığı" yönünde iddiaların ortaya atılmasına yol açan Ahmed Şara, spekülasyonların ardından ilk görüntüsünü Şam'daki Halk Sarayı'nda AB heyetiyle verdi.

Suriye'nin "Avrupa ekonomik pazarına erişiminden yeniden faydalanmaya başlaması gerektiğini" söyleyen von der Leyen, 2026 ve 2027 yılları için HTŞ yönetimine yaklaşık 620 milyon avroluk mali destek taahhüdünde bulundu.

TKP, HTŞ'nin Suriye'nin Halep kentindeki Kürt mahalleleri ve sivil yerleşimleri hedef alan saldırıları hakkındaki açıklamasında, Suriye'de hayata geçirilen emperyalist programın ülkeyi yeni bir yıkımın eşiğine getirdiği belirtmiş ve "HTŞ’nin müdahalesi gayrimeşrudur, kabul edilemez" demişti.

10 Mart Mutabakatı neydi?

Suriye'de Beşar Esad iktidarının devrilmesinden sonra HTŞ döneminde siyasi ve askeri krizin çözümü için 10 Mart 2025 tarihinde SDG ile yapılmak istenen bu mutabakat, ülkenin askeri ve idari birliği açısından kritik bir dönemeç olarak görülüyordu.

Anlaşma temel olarak, "SDG'nin Fırat'ın batısındaki bölgelerden (özellikle Halep) çekilmesini, ağır silahlarını Suriye ordusuna teslim etmesini ve askeri güçlerinin merkezi ordu yapısına 'entegre' edilmesini" öngörüyordu.

ABD ve Ürdün gibi uluslararası aktörlerin de desteklediği bu yol haritası, SDG'nin "özerklik" talepleri ile HTŞ'nin talepleri arasındaki uyuşmazlıklar nedeniyle kağıt üzerinde kaldı. (SOL.ORG)

Blogger tarafından desteklenmektedir.