“Akın Gürlek’e bir hafta süre. Malvarlığını bildirmesini bekliyorum, bende var... RTÜK’teki bir polis memurunun üzerindeki taşınmazları, Çayyolu’ndaki avukatların taşınmazlarını açıklayacağım” (VİDEO)
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM'de düzenlenen grup toplantısında MHP lideri Devlet Bahçeli'nin eleştirilerine yanıt verdi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Özel ayrıca Türkiye'nin de dahil olduğu 'Gazze Barış Planı' hakkında AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan'a tepki gösterdi. Özel, yeni atanan Adalet Bakanı Akın Gürlek'e de malvarlığı çağrısında bulundu.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM'deki haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Grup toplantısına çok sayıda milletvekili, belediye başkanı, il ve ilçe yöneticisi de katılım sağladı.
Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:
- "Yoğun bir çalışma haftasının ardından hep birlikte Meclisimizin çatısı altındayız. Tarihin en yüksek katılımları ile Muğla eylemlerimizi yaptık. Yarın akşam Ataşehir'de, İstanbul'da 39 ilçenin 39. eyleminde hep birlikte olacağız. İstanbulluları Ataşehir'i katkı sağlamaya davet ediyorum."
- "Akbelenlerle kucaklaştık. Milyonlarca zeytin ağacının katledileceği maden ruhsatlarının verildiği Akbelen'deydik. Yandaş kanalları izleyenler, iktidarın sesi olmuş muhalefeti, köylüyü duymayan TRT'yi izleyenler, sanabilirler ki Akbelen'de birileri bağırıyor, çağrıyor. Bilmiyor olabilirler. Akbelen'de dedeler, nineler direniyorlar, sebebi dünyanın en güzel coğrafyasına verilen maden ruhsatı ve onun genişletilmesi. Milyonlarca ağacın yeniden kesilmesi. Anayasa Mahkemesi üyelerinin sessiz kalmamasını ümit ediyoruz."
"ERDOĞAN'I ŞİKAYET EDİYORUM"
- "Bu şirketin acelesi mi, yok, daha çok Tayyip Bey'in acelesi. Acele kamulaştırma yetkisi var. Bu yetki Kıbrıs Barış Harekatı'nda kullanılabilecek bir yetki. Bu istisna yetkiyi yandaş şirket ağaçları kessin diye kullandı. Erdoğan bu yetkiyi bir şirket AYM kararı çıkmadan bütün ağaçları kessin diye kullandı. Buradan milletimize Recep Tayyip Erdoğan'ı şikayet ediyorum. AYM'ye de geciktiğiniz her gün, kesilen ağaçlar, talan edilen doğa demektir. Lütfen elinizi çabuk tutun diyorum."
"İLİÇ'İN KANI MURAT KURUM'UN ELİNDEDİR"
- "İliç'teki hukuk mücadelesi sürüyor. Bugün mahkeme var Erzincan'da. Genel Başkan Yardımcımız, Parti Meclisi üyelerimiz, milletvekillerimiz oradalar; o hukuk mücadelesine Erzincan Adliyesi'nde destek veriyorlar. Buradan AK Parti'nin kara düzeni, yani Akbelen'de madenciyi sincaba tercih eden kara düzen, bugün İliç'te yaşananların baş sorumlusudur. Hatırlayın; Murat Kurum, o dönemin bakanı, sonra İstanbul'a gidip orada AK Parti'nin adayı olmuştu ve Ekrem İmamoğlu tarafından 1 milyon 150 binin üzerinde bir farkla mağlup edilmiş; İstanbullu 'Yahu İliç'e ne yaptığını gördüm, ne işin var senin İstanbul'da, çek elini İstanbul'dan' deyip Murat Kurum'u defetmişti."
- "O Murat Kurum, o Murat Kurum, İliç faciasındaki sorumluluğunu hep inkar etti. Ve bakın, bakın şimdi Murat Kurum'un 'Benim sorumluluğum yok, kapasiteyi ben arttırmadım, benimle ne alakası var' dediği... İkinci kapasite artışı faciayı getiren... İkinci kapasite artışı ve flotasyon tesisi projesiyle ilgili olarak hazırlanan ÇED raporu, ÇED yönetmeliği kapsamında kabul edilmiştir. Makamlarınızca uygun görülmesi halinde söz konusu projeye ait 'ÇED Olumlu' kararının verilmesi hususunu takdir ve tensiplerinize arz ederim. Altında imza: Olur... Murat Kurum. İliç'in kanı Murat Kurum'un elindedir. AK Parti'nin kara düzeninin elinde İliç'in kanı vardır arkadaşlar."
- "Değerli arkadaşlar, değerli konuklar; bu Murat Kurum, bu Murat Kurum şimdi deprem bölgesinde, ilk üç gün orduyu dışarı çıkarmayanların, üç gün çadır yok diye 1999’da eleştirdikleri hükümetten sonra 33. gün daha çadır dağıtamayanların, millet çadır sırasındayken Kızılay’a çadır sattıranların, bir yılda konutları vereceğiz deyip de bu konutların bir yılda yüzde 2’sini bile vermeyenlerin, 3 yılın sonunda yüzde 70’e gelince de buradan bir başarı hikayesi anlatmaya çalışanların, övmeye köpürtmeye çalıştığı Murat Kurum İliç’in de sorumlusudur. Bütün beceriksizliklerin de sorumlusudur."
"BAHÇELİ'YE VERİLECEK ÇOK SERT CEVAPLAR VAR"
- "Son olarak da bugün Sayın Devlet Bahçeli deprem bölgesiyle ilgili -ki ne iyi bir iş yapmışız, bütün grup hep beraber gittik deprem bölgesinde büyük bir çalışma yaptık ve neyi ortaya çıkardık?- faizsiz verilmesi gereken deprem konutlarının bazılarından faiz almaya niyetlendiklerini, deprem bölgesindeki yapılan dükkanlardan faiz almaya niyetlendiklerini, evlerle ilgili de boş senetlere imza attırdıklarını... Biz bunu söyledik, biz bunu söyledik. Neden söyledik? Hatay milletvekillerimiz dedi ki: 'Koşun gelin, millete boş senete imza attırıyorlar.' Malatya, Kahramanmaraş, Gaziantep milletvekillerimiz dedi ki: 'Doğru, senete imza atmayana anahtarını vermiyorlar.'
- "Biz altı günde 55 çalışma yaptık. Konteyner kentleri gezdik. Evi alanı, alamayanı dinledik. Boş seneti gördük ve dedik ki: 'Boş senete imza attırmak tefeci işidir bunu yapmayın, faizi çizene anahtar vermiyorsunuz; faiz almayacağınızı açıklayın ve boş senetleri yırtın atın.' O kadar çok yalan attılar, o kadar çok kendi televizyon kanallarında lafı yuvarladılar ki üzülerek takip ettim Sayın Bahçeli bugün 'Konutlarına kavuşan vatandaşlarımıza boş senet imzalatıyorlar demek yalnızca bühtan değil siyasi namusla çelişen bir hezeyandır' demiş."
- "Sayın Bahçeli, bununla ilgili çok siyaset içinde verilecek çok sert cevaplar var; bir kelime demeyeceğim, bir kelime demeyeceğim. Alın bunu, alın bunu: 'Afet Borçlandırma Senedi.' Madde 1 Tanımlar, Madde 2 Borç Tutarı: 'Bankaya toplam nokta nokta TL, yalnız bu kadar borçlandığımı... Borçlunun beyanı: Nokta nokta oranında akdi faiz ödemeyi, bankaya olan borcun nokta nokta yıl vadeli olduğunu kabul ederim.' İmzası atılmadan anahtar verilmiyor. Burada bühtan varsa Murat Kurum’dadır. Burada iftira varsa Murat Kurum’dadır. Hezeyan varsa da 'ittifak ortağım' diye onlara inanan, bir tane depremzedeye gidip de sormayan şahsınızın siyasetinin adıdır. Buyurun."
"BAHÇELİ'Yİ MURAT KURUM ARASIN"
- "Cumhuriyet Halk Partisi bir siyaset yapıyorsa, bir eleştiri yapıyorsa, bir şey söylüyorsa Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir ayağı bu kürsüdeyse bir ayağı Hatay’dadır. Bir ayağı, bir ayağı Gaziantep’tedir, İslahiye’dedir, Nurdağı’ndadır, Adıyaman’dadır, Yaylakonak’tadır. Ve Cumhuriyet Halk Partisi bir şey söylüyorsa Murat Kurum gibi palavradan değil yürekten, sahadan söylüyordur. Ben Sayın Bahçeli'den özür beklemiyorum bu lafları için. Sayın Murat Kurum'dan Bahçeli'ye 'Kusura bakmayın, sizi bu hale getirdim' diye özür telefonu bekliyorum. Sayın Bahçeli'yi Murat Kurum arasın."
- "Biz böyle ayakta meydanda oldukça, sahada oldukça, milleti dertlendiren onlar, derdi dinleyen, çözmeyi vadeden, çözülsün diye emek veren bizler oldukça bunlar böyle geri adımlar atacaklar. Faiz almayacaklarını açıkladılar. Şimdi diyorlar ki 'Küçük paralar olacak, bilmem ne olacak.' 71 milyar dolar para toplanmış bu milletin vergilerinden, bağışlarından. 40 milyar lirası evlere gitmiş, helali hoş olsun; o boş senetlerin hepsini ya size yırttıracağım ya iktidar olup ben yırtacağım."
"İLK ANLAŞMA İSTANBUL SÖZLEŞMESİ'NE GERİ DÖNÜLME ANLAŞMASI OLACAK"
- "Adalet ve Kalkınma Partisi kurulduğu günden beri ilk kez yenildi ve büyük bir zafer kazandık. Bugün halkın oyunda da tüm yapılan anketlerde takip ediyorsunuz desteğini daha da arttıran Türkiye'nin birinci partisinin genel başkanı olarak buradayım. Ve buradan söz olsun, tarihe geçsin ki bir kez daha ifade edeyim: 17 Şubat 2026 günü bir kez daha sözümüzü yeniliyoruz. Bu kürsülere, o zaman salon başka olacak, bu kürsülere Türkiye Cumhuriyeti'nin iktidar partisinin genel başkanı olarak yine çıkacağım ve o gün göreceksiniz ki bu meclise sevk ettiğimiz ilk anlaşma İstanbul Sözleşmesi'ne geri dönülme anlaşması olacak. Söz veriyoruz Türkiye'deki tüm kadınlara, tüm kadınlara."
"BURUNDİ'NİN GIDA ENFLASYONU BİZDEN DÜŞÜK"
- "Maalesef ekonomik kriz tüm yakıcılığıyla devam ediyor. Ocak ayı enflasyonu yüzde 4.8 açıklandı. Biliyorsunuz Aralık enflasyonu yüzde 0.89'du. Yani devlet eliyle emeklisine, çalışanına, devletin memurlarına çok büyük bir kazık atıldı. Enflasyonu Aralık ayında düşük gösterdiler; yüzde 4 cebinize girecek maaşlardan çaldılar. Sonra o enflasyonu Ocak ayında 4.8 olarak gösterdiler. Diğer kuruluşlar 6.5 - 7 buluyor. Maalesef öyle bir noktadayız ki, enflasyonda Avrupa birincisiyiz. Ama bu hesaplanan enflasyonlar hep ortalama enflasyon, manşet enflasyon. Ama gerçek enflasyon dediğiniz, örneğin gıda enflasyonunda; dünyada gıda enflasyonu yüksekliğinde dünya dördüncüsüyüz. Gıda enflasyonu yüksekliğinde üzerimizde üç ülke var: İran, Arjantin, Güney Sudan."
- "Bunun dışında dünyada adını bildiğin bilmediğin ülkelerde gıda enflasyonu bizden düşük. Mesela adını bilirsin Angola; bizden düşük. Burundi; bizden düşük. Malavi... Malavi gıda enflasyonu bizden düşük. Türkiye Cumhuriyeti'nin bir aylık enflasyonu, dünyadaki 100 ülkenin bir yıllık enflasyonundan yüksek. Hani diyorlar ya "Enflasyon bütün dünyanın derdi", doğru. Almanlar 2.1 olan enflasyon yüzde 4 oldu mu deli çıkarlar, hemen tedbir alırlar. Tek rakamlı değil, yüzde 4'ün 3'ün altındaki enflasyon makbul enflasyon. Avrupa'da yüzde 2.4."
- "Burada bu enflasyonlar bu noktada ve kimin sorumluluğunda? Diyor ya "Her şeyin sorumlusu benim ben. Ben ekonomistim" diyor. Bakın tutanak altında, canlı yayında... Erdoğan, Aralık 2020; "2021'de enflasyonu tek haneye indireceğiz" demiş. 2021 enflasyonu yüzde 36 çıkmış. Kasım 2021; "Faiz sebeptir, enflasyon neticedir, 2022'de bu çarkı bozacağız" demiş. Enflasyon yüzde 64'e çıkmış. Aralık 2022; "Herkes 2023 hesabını yüzde 20'ler seviyesinde bir enflasyona göre yapsın" demiş. Enflasyon yüzde 65 çıkmış. 2023'te; "Enflasyon tek haneye inecek" demiş 2023'ün sonunda. 2024 enflasyonu yüzde 44 olmuş. Bu sene yüzde 13-19 diye hesaplıyorlardı, daha senenin ilk ayında yüzde 21'e revize ettiler. Ama işi bilen bütün uzmanlar yüzde 28-30'un altında enflasyon beklemiyor."
"YARIN AKŞAM ÇIKALIM TRT STÜDYOLARINA"
- "Bu ülkede siyasi irade eksik. Yoksa her şeye para bulan; faize para bulan, köprüye para bulan, ona para buna para bulan, yandaşa para bulan ama bize geldiğinde, yoksullara geldiğinde bulamayan... Aa yalan mı söylüyoruz? Gelin Ramazan’ın ilk akşamı, yarın akşam çıkalım TRT stüdyolarına. Ben bu hesapları getireceğim, sen de gel karşıma de ki "Bunlar yanlış". Bu ülkede oyu alırken yoksuldan alan, emekliden emekçiden alan, orta direkten alan; sonra da bütün hizmeti zenginler, varsıllar için yapan, yoksula sırtını dönen Erdoğan’a söylüyorum. Bu vakitten sonra "Bütün partiler birlikte bir şey yapalım" derseniz; gazi için buradayız, şehit için buradayız, emekli emekçi için buradayız. Ha yapmazsan senden bir şey isteyen ne olsun! Tek bir şey istiyoruz: Getir sandığı, ben çözeceğim bütün sorunları!"
"ALLAH İSTANBUL VALİSİ'NDEN RAZI OLSUN"
- "Ramazan geliyor, davulcular sokağa inecek. Davulcular mani söyler. Vallahi şunu söyleseler çok hayra girerler. Bütün davulculara sesleniyorum; böyle vursunlar davula ve desinler ki: "Ey ahali, duyduk duymadık demeyin! Bu iktidar altın yumurtlayan tavuğu satıyor! Bu iktidar Boğaz köprülerini, otoyolları satıyor!" Bu konuda Avrupa’daki bütün dergiler yazıyor, ekonomi kanalları yazıyor. İngiliz’in, Kanadalı’nın ağzı sulanıyor; bizimkiler susuyor.
- "Bu suskunluğa karşı İstanbul İl Başkanlığımız bugün Arnavutköy-Ortaköy arasında yürüyüş yapacak. Neyi protesto edecek? Köprünün satılmasını. İstanbul Valiliği izin vermiyor, Allah ondan razı olsun. Allah İstanbul Valisi'nden razı olsun. İzin verse 100 kişi, 1.000 kişi, 10.000 kişi duyardı; Allah’ın izniyle bu akşam 10 milyonlar duyacak. 17'de iki köprü arasından yürüyeceğiz. 17'de iki Boğaz Köprüsü ve yedi otoyolun 3,5 milyar dolara satılacağını anlatacağız. Bunların yıllık getirisi 600 milyon dolar."
"BİZİM ADIMIZ TATAR RAMAZAN"
- "Bakın çok basit anlatıyorum, lütfen anladığınızı anlatın. Şöyle yapıyorlar: Köprüleri 3,5 milyona satıyorlar, bu parayı hemen alacaklar, 25 yıllık gelirini yabancı şirkete verecekler. Ne olacak biliyor musunuz? 5 yıl süre var ya 5 yıl, 600 milyon kazandığı için 5 yılda bu para zaten gelecek. Bunun ilk 2 yılı kendi iktidarı, zaten bu sene ve seneyi alacaksın. CHP'nin iktidarının ilk 3 yılında alacağı para karşılığında 25 yıllık geleceğimizi satıyorlar."
- "25 yıl, 25 yıl boyunca... Gideceğini anladı, para lazım seçim için. Parayı öne çekmek için, bir de para kalmasın geleceğin iktidarına, o parayla verdiğimiz sözleri tutmayalım tutamasınlar diye memlekete yaptığı kötülüğe bak. 5 liranın 2'si kendi iktidarında geliyor zaten. Bu 3'ünü de ver 25 lirası senin olsun diye teklifte bulunuyor yabancı şirketlere. Vallahi Ramazan'ın ruhuna yönelik olarak söyleyeyim, Kadir İnanır'dan söyleyeyim: Tayyip Bey, bizim adımız Tatar Ramazan. Biz bu oyunu bozarız!"
"AKIN BEY'İN MALVARLIĞINI BİLDİRMESİNİ BEKLİYORUM"
- "Sayın Erdoğan'a teşekkür ediyorum. Akın Gürlek hiçbir zaman başsavcı olmadı, hep siyasiydi, bugün de siyasiydi. Şimdi Akın Bey'in böyle görev değişiklikleri olduğunda hepimizin tabi olduğu bir görev var: Bakanlar, Milletvekilleri göreve geldik, yeniden seçildik, malvarlığı bildirecek. Akın Bey'in malvarlığını bildirmesini bekliyorum. Bende var. 16 taşınmazdan telaşla 12'ye düştüler. Teker teker burada. Akın Bey'i basının karşısında malvarlığını açıklamaya davet ediyorum. Eğer açıklamazsa ben ada ada, pafta pafta, site site, daire daire... Akın Bey'in taşınmaz 12 malvarlığını açıklamasını; hangi maaşıyla, eşinin hangi maaşıyla o taşınmazları... Eşinin taşınmazlarını açıklamasını bekliyorum."
“Akın Bey’in malvarlığını bildirmesini bekliyorum, süreniz bir hafta”
Özel, bakanların, milletvekillerinin göreve geldiğinde malvarlığı bildirdiğini hatırlatarak Adalet Bakanı Akın Gürlek’i hedef aldı. Bir hafta süre verdiğini söyleyen Özel şöyle devam etti:
“Akın Bey’in malvarlığını bildirmesini bekliyorum. Bende var. 16 taşınmazdan telaşla 12’ye düştüler. Teker teker burada. Akın Bey’i basının karşısında malvarlığını açıklamaya davet ediyorum. Eğer açıklamazsa ben ada ada, pafta pafta, site site, daire daire… Akın Bey’in taşınmaz 12 malvarlığını açıklamasını, hangi maaşıyla, eşinin hangi maaşıyla o taşınmazları, eşinin taşınmazlarını açıklamasını bekliyorum. ‘Ben şurada 118 milyona İstanbul’da satılan evi aldım ve şu maaşlarımı biriktirerek aldım’ diye izah edecek o izah edilemez toplamı. Akın Bey onları açıklamazsa ben hem onları açıklayacağım, hem RTÜK’teki bir polis memurunun üzerindeki taşınmazları, hem Ankara’da Çayyolu’ndaki bir avukat bürosunun, oradaki avukatların taşınmazlarını açıklayacağım. Türkiye siyaset tarihinin en izaha muhtaç konusunu, adaletin emanet edildiği Adalet Bakanı’ndan ve onu atayan Erdoğan’dan soruyorum. Hodri meydan. Süreniz bir haftadır.” (CUMHURİYET - MEDYASCOPE)
