Casusluk Davası’nın özü: 2019’da sen neden 810 bin oy farkla kazandın?..
2019 seçiminde hiçbir hukuka, kitaba, kurala uygun olmayan bir skandal yaşanıyor. İmamoğlu seçimi kazanınca, Yüksek Seçim Kurulu aynı zarfta bulunan üç oy pusulasından ikisini kabul ediyor, İBB Başkanlık seçim pusulasını “hile var” diyerek, iptal ediyor!.. Seçim tekrarlanıyor, İmamoğlu bu kez 810 bin oy farkla kazanıyor. Yedi yıl sonra İmamoğlu, sen seçimi neden kazandın diye yargılanıyor!..
Önde gelen bir partili kendi iktidarını niteliyor:
“Enkaz...”
Türkçesi harabe, döküntü, yıkıntı.
Bu kavramı siyasi edebiyatımıza Bülent Ecevit getiriyor. 1975 - 77 arasında Adalet Partisi, MHP ve Milli Selamet Partisi’nin oluşturduğu “Milliyetçi Cephe Koalisyonu” sonrasında iktidara gelen Ecevit onları eleştiriyor:
“Enkaz devraldık.”
AKP’nin üç kurucusundan, Meclis Başkanlığı ve Başbakan Yardımcılığı görevlerinde bulunan Bülent Arınç güncel konularda görüşünü açıklarken:
“Yoksulluk, yolsuzluk ve yasaklarla mücadele etmek için geldik, yolsuzlukla mücadele için komisyon kurduk, 55 suç örgütünü bitirdik, bugün mafyadan geçilmiyor. Enkaz devraldık da diyemeyiz, 24 yıldır biz yönetiyoruz, kabahati kimseye yükleyemeyiz.”
Arınç’a göre, “enkaz” var ama, bu klasik söyleminden farklı, “devraldık diyemiyoruz” diyor, çünkü AKP 24 yıldır iktidarda. “Enkaz” özellikle ekonomide ve adalette.
Silivri’de son tango
Adalet!..
CHP’ye karşı yürütülen operasyonlar ara vermeden sürüyor, bunu gözaltına alınan bazı CHP’liler ile iş adamlarının etkin pişmanlık ifadeleri izliyor. Maksat, mutlaka suç bulmak!..
İBB bağlantılı yolsuzluk ve rüşvet iddialarının görüldüğü Silivri’deki duruşmalarda, daha önce suçlamalarda bulunanların çoğu şimdi savunmalarında:
“Ben görmedim... Ben öyle duydum... Ben öyle söylemedim ama, ifademe öyle yazıldı... Birilerini suçlarsam, benim serbest bırakılacağımı söylediler.”
İddianameyi çürüten bu tanıklıklar karşısında Ekrem İmamoğlu ve suçlanan onca insan hakkında mahkeme ne karar verecek?..
Casusluk Davası da öyle
Casusluk Davası’na gelince...
Orada İmamoğlu ile birlikte Hüseyin Gün, Merdan Yanardağ ve Necati Özkan yargılanıyor.
Davanın kilit ismi Hüseyin Gün ilk gün iddianameyi çökertiyor:
“Devlet adına görevlendirildim.
(...) 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından yurt dışında firari FETÖ mensuplarının tespit edilmesi için çalıştım. Bu faaliyetleri Türkiye aleyhine değil, Türkiye adına yürüttüm. Ülke ilişkileri ve tanıtımı yönlendirme, yönetme konusunda Türk Devleti adına tam yetkili kılındım. Buna ilişkin bana verilen belge bir ara Başbakanlık Müsteşarı, sonra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın imzasını taşımaktadır.”
Ooooo!..
Dava ne diye açılıyor, iş nereye geliyor?..
İmamoğlu, Yanardağ, Özkan ve kendisi aleyhinde açılan Casusluk Davası yüz seksen derece ters dönüyor. Ayrıca, İmamoğlu’nu ömründe iki kez gördüğünü ekliyor, ilki seçimden sonra bir dakika, ikincisi de şimdi duruşmada.
Casusluk kitapları okudu
Hakkında açılan dava casuslukla ilgili olduğu için Merdan Yanardağ gayet iyi hazırlanıyor, altı aydır tutuklu, özellikle casusluk üzerine kitaplar okuyor. Dünkü savunmasında bunun izlerini görmek mümkün.
Yanardağ’ın şu tespiti çok doğru:
“Hedef TELE 1’i susturmak ve İmamoğlu’nun zaferiyle sonuçlanan 2019 - 2024 seçimlerine gölge düşürmek.”
Seçilmesi suç oldu
Casusluk Davası’nın özü burada.
2019 seçiminde hiçbir hukuka, kitaba, kurala uygun olmayan bir skandal yaşanıyor.
İmamoğlu seçimi kazanınca, Yüksek Seçim Kurulu aynı zarfta bulunan üç oy pusulasından ikisini kabul ediyor, İBB Başkanlık seçim pusulasını “hile var” diyerek, iptal ediyor!..
Seçim tekrarlanıyor.
İmamoğlu bu kez 810 bin oy farkla kazanıyor.
Hah, tam burası!..
Oy veri tabanı casusluk yoluyla çalındı, İmamoğlu öyle kazandı, davası.
Daha net biçimde:
Yedi yıl sonra İmamoğlu, sen seçimi neden kazandın diye yargılanıyor!..
İmamoğlu’nun üstelik, çok daha büyük bir suçu var:
CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı olmak.
Yanına TELE 1’i yok etmek için Merdan Yanardağ ekleniyor. Necati Özkan herhalde kampanya danışmanı olduğu için orada, Hüseyin Gün ise, tam sır.
Dava açıldığında çığırtkanlıklarından geçilmeyen yandaş medyada, dün ilk sayfalarda duruşmaya ilişkin tek haber yok!.. Hepsi çöküyor.
AKP’yi eleştiren Bülent Arınç’ın gazeteci kılıklı troller tarafından neden topa tutulduğu ortada. (YALÇIN DOĞAN - T24)
