Türkiye’nin gerçek beka sorununa bir örnek
Bir subayın teğmenlikten albaylığa kadar orduda geçirmesi gereken süre 23 yıl. Albay olduktan sonra 3 ile 6 yıl arasında tuğgeneralliğe atanmak mümkün. Tümgeneral olabilmek için de 4 yıl tuğgeneral rütbesinde çalışmak gerekiyor. Neresinden baksanız 33 yaşındaki Kaymakam Zikrullah Erdoğan’ın yaşı kadar bir süre bu. Böyle bir makama, sadece 6 yıllık kaymakamlık deneyimi olan bir bürokratın atanması, memleketimizde bu işlerin nasıl yürüdüğünü gösteren tipik bir örnek...
![]() |
| Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Zikrullah Erdoğan |
33 yaşındaki Kaymakam Zikrullah Erdoğan, Millî Savunma Bakanlığı Tedarik Hizmetleri Genel Müdürlüğü görevine atandı.
Millî Savunma Bakanlığı’nda bu makam “tümgeneral” rütbesine karşılık geliyor.
Zikrullah Bey, Rize Güneysu doğumlu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile akrabalık derecesi hakkında açık bir bilgi olmamakla birlikte kendisinin Twitter’da Erdoğan ile birlikte çekilmiş bir fotoğrafını “dayım canımdır” diye paylaştığı biliniyor.
Söz konusu makamın görevi, “Silahlı Kuvvetler’in ihtiyacı olan silah, mühimmat, sistem, her türlü araç – gereç, giyim – kuşam, sağlık, enerji, teçhizat, yiyecek ve yakacak ile akaryakıt, madeni yağ ve benzer kapsamdaki merkezi mal ve hizmetlerin tedarik faaliyetlerini yürütmek.”
Makamın askeri karşılığının “tümgeneral” olmasının nedeni de görevin bu kapsamı zaten.
Bir subayın teğmenlikten albaylığa kadar orduda geçirmesi gereken süre 23 yıl. Albay olduktan sonra 3 ile 6 yıl arasında tuğgeneralliğe atanmak mümkün. Tümgeneral olabilmek için de 4 yıl tuğgeneral rütbesinde çalışmak gerekiyor.
Neresinden baksanız Kaymakam Bey’in yaşı kadar bir süre bu.
Albaylıktan generalliğe geçiş ve general olarak rütbe ilerlemesi Yüksek Askerî Şûra kararlarıyla mümkün olabiliyor.
Böyle bir makama, sadece 6 yıllık kaymakamlık deneyimi olan bir bürokratın atanması, memleketimizde bu işlerin nasıl yürüdüğünü gösteren tipik bir örnek.
Bürokraside yükselmek, liyakate değil, başka şeylere bağlı.
Lidere yakınlıktan tutun da “bizden olmaya” kadar mesleki beceri ve bilgi gerektirmeyen bambaşka vasıflar aranıyor.
Bugün Türkiye’nin yaşadığı sorunların temelindeki faktörlerden biri de bu.
Bunu kaç kere yazdım, hatırlamıyorum: Tarihteki devletler bir günde çöküp gitmediler. Önce onları ayakta tutan kurumları çöktü, son çöküş için bir tek fiske yetti!
Bu kimi zaman bir savaş oldu, kimi zaman bir doğal afet.
Tek adam rejiminin Türkiye’yi sürüklemekte olduğu işte tam olarak böyle bir noktadır.
Kamu görevlerine girişten başlayarak, terfi işlemlerine kadar her aşamada liyakatin yerini partizanlık ve akraba kayırmacılığı alınca kurumların birer birer çözülmesi kaçınılmaz.
Ve bu tablo giderek gerçek bir beka sorununa dönüşüyor. (MEHMET Y. YILMAZ - T24)

