Medyada silah milliyetçiliği!
Erdoğan’ın Suriye’ye karşı tumturaklı sözleriyle coşan anaakım medyayı, Türk uçağını düşüren silahın hangi ülke tarafından imal edildiğiyle ilgili tuhaf bir merak sardı. Medya uçağın nasıl düşürüldüğünden çok “meçhul silahın” menşeini tartışmakla meşgul…
Medya Başbakan Erdoğan’ın Salı günü grup toplantısında Suriye’ye ilişkin sarf ettiği tumturaklı sözlerle coşarak, savaşa ne denli hazır olduğunu göstermişti. Çarşamba günü manşetlerini “Gazabımız kahredicidir”, “vururum”, “yaklaşanı vur emri” gibi ifadelerle donatan gazeteler, bu süreçte ilginç de bir merak geliştirdi: Türk uçağını vuran silah hangi ülke tarafından imal edildi?
Şok… Şok… Şok… “Rus silahıyla vurdular!”
Cuma gününden bu yana bu tuhaf “silah milliyetçiliği”ni başlıklarına taşıyan anaakım medya, resmi açıklamalarda uçağın nasıl düşürüldüğü ile ilgili yanıtsız kalan soruları es geçerek, uçağı düşüren “meçhul” silahın hangi ülkede yapıldığıyla ilgileniyor.
Cuma gününden bu yana bu tuhaf “silah milliyetçiliği”ni başlıklarına taşıyan anaakım medya, resmi açıklamalarda uçağın nasıl düşürüldüğü ile ilgili yanıtsız kalan soruları es geçerek, uçağı düşüren “meçhul” silahın hangi ülkede yapıldığıyla ilgileniyor.
Bu konuda ilk olarak Pazar günü Star gazetesi, İsrail istihbarat kaynaklarınca yönlendirildiği bilinenDebka internet sitesine dayandırdığı bir iddiayı gündeme getirdi. Debka, RF-4 tipi uçağın Rus yapımı Buk M2 (SA-11) hava savunma sistemi tarafından vurulduğunu iddia ediyordu.
Star’ın İsrail kaynaklarına dayandırdığı iddia bununla da kalmıyor, sistemin olaydan bir hafta önce Suriye’ye teslim edildiğini öne sürüyor, şunları yazıyordu:
“Suriye hava sahası, temel olarak Rusya’dan temin edilen hava savunma sistemleriyle korunuyor. Sovyetler tarafından 1960’larda imal edilen S-200 hava savunma sistemlerinin yanı sıra yine Rus yapımı olan ve geçtiğimiz haftalarda Suriye’ye teslim edildiği iddia edilen Buk M2 ya da NATO’daki tabiriyle SA-11 hava savunma sistemleri de Suriye ordusunun hizmetinde bulunuyor. Debka sitesinin iddiasına göre de Türk uçağını düşüren füze bataryası teslimatı henüz yeni olan SA-11 sistemiydi.”
İddia daha da büyütülerek, sistemin Suriyeli değil Rus askerler tarafından kullanılmış olabileceği de öne sürülüyor, ancak her nasılsa Debka’nın “haber”indeki şu açık yönlendirme “görülemiyordu:
“İsrail sitesi ayrıca Türk F-4’lerinin İsrail Havacılık Endüstrisi tarafından kısmen yenilendiğini ve geliştirildiğini, ancak bu tür hava sistemlerinin saldırısından uçağı koruyacak olan sistemlerin Mavi Marmara saldırısı sonrası geliştirme kontratının iptal edilmesi nedeniyle takılmadığını ileri sürdü.”
Flaş… Flaş… Flaş… “Uçağı İran silahıyla düşürdüler!”
Bu iddiaları ciddiye alan çıkmadı, ama egemen basın uçağı vuran silahın nerede yapıldığıyla ilgili merakından vazgeçmedi. Bugün Vatan’ın internet sitesinde İngiltere’de Arapça yayınlanan El Kuds El Arabi gazetesinde yer alan bir başka iddiaya yer verildi. Gazete, Türk uçağını vuran silahın İran yapımı olduğunu ileri sürüyordu. “Haber”de şunlar söylenmekteydi:
Bu iddiaları ciddiye alan çıkmadı, ama egemen basın uçağı vuran silahın nerede yapıldığıyla ilgili merakından vazgeçmedi. Bugün Vatan’ın internet sitesinde İngiltere’de Arapça yayınlanan El Kuds El Arabi gazetesinde yer alan bir başka iddiaya yer verildi. Gazete, Türk uçağını vuran silahın İran yapımı olduğunu ileri sürüyordu. “Haber”de şunlar söylenmekteydi:
İngiltere’de Arapça yayınlanan El Kuds El Arabi gazetesi, Türk uçağının İran yapısı bir silahla düşürüldüğünü öne sürdü.
Gazetenin Şam’daki bir Suriyeli uzmana dayandırdığı iddiaya göre Türk savaş uçağı, iki yıl önce İran’dan satın alınan ve zırhlı araçlara monte edilebilen bir uçaksavarla vuruldu.
Uzman Türk jetinin Suriye radarları tarafından yakalanmamak için alçak irtifada uçtuğunu öne sürerek, “Türk mürettebat Suriye hava kuvvetlerinin bu kadar alçak bir irtifadan uçan uçakları vurabilecek kapasitede olduğundan habersizdi” diye konuştu.
Devamında ABD’de yayınlanan Seattle Times gazetesine konuşan “Amerikalı uzmanların”, olayın Suriye’nin potansiyel düşmanlara karşı “sofistike bir silah sistemiyle donatılmış olduğunu” söyledikleri aktarılmaktaydı. “Uzmanlar” bu durumun, Suriye’ye Libya benzeri bir müdahalenin “daha karmaşık hale getirdiğini” gösterdiğini de kaydetmiş…
Medya RF-4 Phantom’u “Hürkuş” mu sandı?
Bu arada egemen basın, düşürülen RF-4 (Phantom) tipi keşif uçağını, dün Başbakan tarafından “Hamdettim, şükrettim, bugünleri de gördük dedim” sözleriyle tanıtımı yapılan Hürkuş’la karıştırmış görünüyor.
Bu arada egemen basın, düşürülen RF-4 (Phantom) tipi keşif uçağını, dün Başbakan tarafından “Hamdettim, şükrettim, bugünleri de gördük dedim” sözleriyle tanıtımı yapılan Hürkuş’la karıştırmış görünüyor.
Bu karışıklığı gidermek amacıyla RF-4 (Phantom) hakkındaki Wikipedia maddesinin ilk cümlesini aktarmakta yarar var: McDonnell Douglas F-4 Phantom II, ilk olarak Amerika Birleşik Devletleri deniz kuvvetleri için McDonnel Uçakçılık tarafından geliştirilen iki koltuklu, iki motorlu, tüm hava şartlarında uçabilen, uzun menzilli, ses ötesi jet avcı uçağı/avcı bombardıman uçağıdır.
