Zaman'ın ÖYM isyanı
Yıllardır "darbelerle mücadele" iddiasına sığınarak hukuk skandallarına imza atan Özel Yetkili Mahkemelerin kaldırılması gündemi Zaman gazetesini isyan ettirdi. Yoğun tepkiler ve hükümet-cemaat gerilimi nedeniyle 3. yargı paketine dahil edilen düzenlemeye itiraz eden gazete, bunun için de bir ses kaydına başvurdu.
Uzun tutukluluk süreleri, sahte kanıtlar, gizli tanık uygulaması, avukatlarla müvekilleri arasına paravan koyulması gibi uygulamalarla büyük tepki toplayan Özel Yetkili Mahkemelerin (ÖYM) son yargı paketiyle birlikte kaldırılmasına Zaman gazetesi isyan etti. Gazetede manşetten verilen haberde söz konusu mahkemelerin "darbelerle ve çetelerle etkili bir şekilde mücadele ettiği" ve düzenlemeyle birlikte bunun aksayacağı ileri sürülmekle birlikte, Zaman gazetesinin mahkemelerin kaldırılmasıyla birlikte Cemaatin güç kaybedecek olması.
Her şey için ses kayıtları var
Haberde, hukukçuların bu konuda yaptığı "uyarılara rağmen" gündeme geldiği iddia edilen düzenleme gerçekleşirse Balyoz ve Ergenekon gibi davaların sanıklarının tahliye edileceği öne sürüldü. Haberde ayrıca AKP'den Cemil Çiçek, Burhan Kuzu ve Şamil Tayyar gibi isimlerin bu düzenlemeye itiraz ettiğine de dikkat çekildi. Özellikle Şamil Tayyar'ın "10 yıl içinde gerçekleştirilen reformlar heba olur" sözüne yer verildi.
Haberde, hukukçuların bu konuda yaptığı "uyarılara rağmen" gündeme geldiği iddia edilen düzenleme gerçekleşirse Balyoz ve Ergenekon gibi davaların sanıklarının tahliye edileceği öne sürüldü. Haberde ayrıca AKP'den Cemil Çiçek, Burhan Kuzu ve Şamil Tayyar gibi isimlerin bu düzenlemeye itiraz ettiğine de dikkat çekildi. Özellikle Şamil Tayyar'ın "10 yıl içinde gerçekleştirilen reformlar heba olur" sözüne yer verildi.
Zaman gazetesindeki haberde ayrıca, internete sızdığı belirtilen ancak herhangi bir şekilde doğrulanamayan bazı ses kayıtlarına dayanarak, tutuklu bulunan Balyoz sanıklarının bu yasayı öngördüğü ve hapisten çıktıktan sonra bir "intikam" sürecinin başlayacağı iddia edildi. Gazete bu iddialara dayanarak her türlü hukuk skandalının yaşandığı mahkemelerin kaldırmanın darbecilere ve çetelere yarayacağını iddiasını ortaya attı. Gazetede yine ÖYM'lerin kaldırılmasına dönük teklifin ilk CHP tarafından verilmesi ve İşçi Parti tarafından desteklenmiş olmasını da mahkemelerin kaldırılması aleyhine bir unsur olarak gösterildi.
Haberde ÖYM'lerin kaldırılmasıyla birlikte "demokratik kazanımların kaybedileceği" öne sürülürken, mahkemelerin baktığı davalarda her türlü savunma ve adil savunma hakkının gasp edilmesi göz ardı edildi.
Zaman gazetesi işte bu uygulamaların devam etmesini istiyor
Zaman gazetesinin sonuna kadar sahip çıktığı ÖYM'ler Ceza Muhakemeleri Usülü Kanunun 250-252. maddeleri ile oluşturuldu ve 2004 yılında kaldırılan Devlet Güvenlik Mahkemeleri ile hemen hemen aynı yetkilerle donatıldı. Bu yetkiler arasında geçtiğimiz yıllarda en çok tartışma konusu olan, uzun tutukluluk süreleri oldu. Normal mahkemelerde en fazla bir yıla kadar uzatılabilen tutukluluk süreleri ÖYM'lerde üç yıla kadar çıkabiliyor. Bu sayede mahkemeler uzun tutukluluk sürecinin kendisini bir ceza haline getirebiliyor.
Zaman gazetesinin sonuna kadar sahip çıktığı ÖYM'ler Ceza Muhakemeleri Usülü Kanunun 250-252. maddeleri ile oluşturuldu ve 2004 yılında kaldırılan Devlet Güvenlik Mahkemeleri ile hemen hemen aynı yetkilerle donatıldı. Bu yetkiler arasında geçtiğimiz yıllarda en çok tartışma konusu olan, uzun tutukluluk süreleri oldu. Normal mahkemelerde en fazla bir yıla kadar uzatılabilen tutukluluk süreleri ÖYM'lerde üç yıla kadar çıkabiliyor. Bu sayede mahkemeler uzun tutukluluk sürecinin kendisini bir ceza haline getirebiliyor.
Zaman gazetesinin kaldırılmasına itiraz ettiği ÖYM'lerin aldığı gizlililk kararları da son yıllarda tartışma yaratan uygulamalar arasındaydı. Hukuka aykırı sonuçlar doğuran bu karararlar, çok sayıda davada şüpheliye ve müdafiye karşı uygulandı ve onların dava dosyasını görmesini engelleyerek adil savunma hakkının fiilen gasp edilmesine neden oldu.
Gizlilik kararlarının yanı sıra gizli tanık uygulaması da sanıklara sahte suçlamalar yöneltmenin bir aracı olarak bu mahkemelerde yaygın olarak kullanıldı. Sanıklara gerçekte var olup olmadığı dahi belli olmayan kişiler üzerinden yönetilen suçlamalar, eşit ve adil yargılanma hakkını ortadan kaldırırken, aynı zamanda mahkemeleri de belirli bir yöne yönlendirmenin aracı oldular.
Son yaşanan ve geçen gün basına yansıyan skandalda ise Özel Yetkili İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda sanık ile avukatları arasına tahta perde koyulmuş ve aralarındaki bütün iletişimin jandarma denetimine tabi tutulacağı açıklanmıştı. Avukatlar tarafından yapılan açıklamada bu uygulamanın bütünüyle kanun dışı olduğu belirtilirken, yasalara göre avukatla müvekkilinin iletişiminin hiçbir şekilde kısıtlanamayacağı ve yazışmalarının denetlenemeyeceği açıklanmıştı. Zaman gazetesinin devamını istediği uygulamalar arasında son günlerde ortaya çıkan bu tür hukuksuzluklar da bulunuyor.
ÖYM'ler kaldırılınca sorun çözülecek mi?
Üçüncü yargı paketiyle ile ilgili basına yansıyan diğer bilgiler ise, yukarıda bahsedilen hukuk dışı uygulamaları hayata geçiren ÖYM'lerin kaldırılmasıyla birlikte adil yargılanmanın mümkün hale gelmeyeceğini gösteriyor. Geçmişte DGM'lerin kaldırılmasının ardından yaşananlara benzer şekilde, basına yansıyan bilgilere göre ÖYM'lerin yerine "terör mahkemeleri" kurulacağı söyleniyor.
Üçüncü yargı paketiyle ile ilgili basına yansıyan diğer bilgiler ise, yukarıda bahsedilen hukuk dışı uygulamaları hayata geçiren ÖYM'lerin kaldırılmasıyla birlikte adil yargılanmanın mümkün hale gelmeyeceğini gösteriyor. Geçmişte DGM'lerin kaldırılmasının ardından yaşananlara benzer şekilde, basına yansıyan bilgilere göre ÖYM'lerin yerine "terör mahkemeleri" kurulacağı söyleniyor.
ÖYM'ler gibi olağanüstü yetkilerle donatılacağı belirtilen "terör mahkemeleri"nin bölgesel bir yapı içinde kurulması bekleniyor. Bu haberler de, ÖYM'ler konusunda hükümet ve Cemaat çevreleri arasında yaşanan tartışmaların bir adalet ve hukuk zemininde değil, bir güç mücadelesi üzerinden yürüdüğünü gösteriyor.
