Kürtaj yasağı 'şimdilik' yok ancak...


Kürtaj konusunda kamuoyunun gösterdiği sert tepki üzerine geri adım atan hükümet, kürtajı yasaklamaktan şimdilik vazgeçmiş görünse de, hazırlanan yasa taslağının basına yansıyan kadarından anlaşılıyorki uygulamayı zorlaştırmak için elinden geleni yapacak.
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın bir konferansta yaptığı konuşmanın ardından başlayan ve kamuoyunda ciddi bir tepkiyle karşılanan kürtaj konusunda AKP hükümetinin hazırlığını büyük oranda tamamladığı öğrenildi. TBMM'nin yeni dönemine kalan kürtaj düzenlemesiyle ilgili olarak, Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın birkaç gün önceki Bakanlar Kurulu toplantısında bir sunum yaptığı, yasa taslağı haline getirilmesi konusunda Başbakan Erdoğan'ın onayının alındığı belirtildi.
Önümüzdeki yasama döneminde Meclis'e getirilmesi beklenen taslağın basına sızdırılan hazırlık sunumu bile, yasal kürtaj sınırında bir değişikliğe gidilmese de, içerdiği kimi başlıklar itibariyle yeterince tartışma uyandıracak gibi görünüyor.
Kürtajdan caydırmak için hapis cezası dışında akıllarına bir şey gelmiyor
Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın yaptığı sunuma göre, kürtaj süresine yenilik getirmediği, mevcut haliyle 10 hafta olan sınırı değiştirmediği belirtildi.
Gebeliğin daha erken fark edilmesi ihtimalinin oldukça az olması nedeniyle korunduğu düşünülen 10 hafta sınırını geçen gebelikleri kürtaj ile sonlandıracak kadınları ise hapis cezası bekliyor.
Tıbbi zorunluluk olmadan 10 haftanın üzerinde kürtaja izin veren kadınlara, mevcut durumda 1 yıla kadar hapis ve adli para cezası uygulanırken, yeni düzenlemeye göre, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek.
Asıl mağdur olan kim? Kürtajı reddeden hekimler mi, kadınlar mı?
Kürtajla ilgili yeni düzenlemenin en önemli başlıklarından birini, hekimlere "kürtaj yapmama hakkı" tanınması oluşturuyor.
10 haftalık yasal sınırı aşmadığı halde kürtaj yaptırmak isteyen kadınların önüne gizli bir engel çıkarılması anlamına gelen ve meslek etiği çevrelerinin üzerinde tartışmaya başladığı bu düzenlemenin nasıl bir gerekçe ile temellendirileceği bilinmemekle birlikte, hekimlerin dini görüşlerine göre hizmet verme hakkı tanınması, ilk akla gelen gerekçeyi oluşturuyor.
Din, dil, ırk, cinsiyet gözetmeden hizmet verme zorunluluğu ile tanımlanagelen sağlık meslek grubunun, kendilerine başvuran kadınlara, kendi dini referansları ekseninde kürtaj yapmama hakkına sahip kılınmalarının, toplumsal açıdan da meslek etiği açısından da ciddi bir tartışmanın önünü açması bekleniyor.
Kısa bir geçmişte kamunun verdiği kürtaj hizmetinin giderek eritildiği, kürtaj yapan kamu sağlık kurumlarının sayısının oldukça azaltılarak hizmete ulaşımın sınırlandırıldığı koşullara, kürtaj yapmayı reddeden hekimlerin de varlığı eklenince, gebeliğin tespit edilmesi, kadının kürtaja karar vermesi ve kürtajın gerçekleştirilmesi açısından aten oldukça sınırlı bir zaman aralığında kürtaj yapan sağlık kurumu ve hekim arama zorunluluğunun çok geniş kesimleri olumsuz etkileyeceği tahmin ediliyor.
Kürtaj yasa hazırlığı başka neleri içeriyor
Basına yansıdığı kadarıyla kürtaj konusundaki yeni düzenleme ayrıca şu başlıkları içeriyor:
Nüfus planlaması kanunu ve tüzüğü kaldırılacak, bunun yerine Üreme Sağlığı Hizmetleri Kanunu çıkarılacak. Üreme sağlığındaki gelişmeleri takip ederek politika oluşturulmasına katkı sağlayacak “Üreme Sağlığı Yüksek Kurulu” kurulacak.
İstek üzerine gebelik sonlandırılmadan önce anne adayı veya çiftlere bir heyet tarafından danışmanlık hizmeti verilecek. Anne adayının ve çiftlerin kararlarını gözden geçirme süreleri gebeliğin 10’uncu haftasını geçmemek kaydıyla 2 ila 4 gün olacak.
Ağrısız doğum hizmeti yaygınlaştırılacak ve bunun için Sosyal Güvenlik Kurumu'nun yeterli ödeme yapması sağlanacak.
İstemli düşük amacıyla kullanılan ilaçlar kontrol altına alınırken, kamuoyunda bilinen adıyla "ertesi gün hapları" ise kadınlara ücretsiz olarak verilecek.
10 hafta üzerindeki gebeliklerin sonlandırılmasında eğitim hastaneleri ve sağlık kurullarına yetki verilecek.

Kürtajda tıbbi zorunluluk halleri somutlaştıracak

Çalışan annelere doğum sonrası verilen 8 haftalık ücretli izin 6 aya çıkarılacak ve süt izninin 2'nci 6 aylık döneminde verilen süt izni süresi 1.5 saatten 2 saate çıkarılacak. Çalışan ve çocuk sahibi olan annelere kreş yardımı yapılacak, çocuk yardımı artırılacak. Kadının "iş ve aileye uyumunun sağlanması" gerekçesiyle evden çalışması önerilecek.
Ensest sonucu oluşan gebeliklerin sonlandırılmasında veli veya vasi izni aranmayıp hâkim kararına göre işlem yapılacak. Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişilerin mevcut durumda 3 yıldan 8 yıla kadar hapis ile cezalandırılması öngörülürken, yeni düzenleme ile birlikte 6 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası getirilecek.
(soL -Haber Merkezi)
Blogger tarafından desteklenmektedir.