Her Orban’ın bir de halkı var! (UMUR TALU)

“Hükümet iflas etti. Siyaseten, ahlaken, entelektüel açıdan da. Başkan, konuşmamın siyasi olduğunu söylüyor. Elbette öyle. Polis bir üniversiteye saldırınca, her sözcük siyasi olur. Bir bakan tabutla tehdit ettiğinde, her direniş politiktir. Memnuniyetsizliğin lideri yok, gerekçeleri var. Gönderdikleri her ‘sopa’ için binlerce öğrenci de pes etmeyi reddedecek. Bizi bölemezler. İktidar, aşağılanmış bir rektör imajı istiyor. Ama ayağa kalkan bir halkın imajı çıktı karşılarına.”

Vladan Dokiç

Mehmet Türkmen, sendikacı. Gaziantep’te işçilerin hakkını vermeyen bir halı fabrikasındaki işçilerle omuz omuza oldu. Tutuklandı. Fabrika sahibi “iktidara yakın” biliniyor.

Macaristan’da “kemikleşmiş” Orban iktidarı sandıkta çözüldü, gitti, bitti.

Esra Işık, muhtar annenin kızı; Akbelen’de maden için zeytin ağaçlarının, topraklarının, evlerinin istila, işgal ve yıkımına karşı direnen ve ses veren köylülerden. Tutuklandı. Maden ve kâr-rant muhterisi büyük holding “iktidara yakın” biliniyor.

Macaristan’da “kemikleşmiş” Orban iktidarı sandıkta çözüldü, gitti, bitti.

Başaran Aksu, sendikacı. Esra Işık’ın tutuklanmasına tepki gösterdi. Tutuklandı. “İktidara yakın bilinen holding” siparişi gibi oldu!

Macaristan’da “kemikleşmiş” Orban iktidarı sandıkta çözüldü, gitti, bitti.

Doğukan Akan, sendikacı. Başaran Aksu’nun tutuklanmasına tepki gösterdi. Tutuklandı. “İktidara yakın holding siparişi”nden öte oldu!

“Sınıf savaşı”nın iktidar ve ikti-kâr ittifakı böyle bir şey olmalı. Tercümesi böyle.

Macaristan’da “kemikleşmiş” Orban iktidarı sandıkta çözüldü, gitti, bitti.

Trump’ın çok sevdiği faşizan iktidar liderlerinden Orban’ın hiç gitmez, hiç bitmez sanılırken eriyişi aslında (“Dünyanın Tozunu Atalım!” kitabımda da sıraladığım bir “yeni dalga”dan) belliydi. Faşizm, faşizanlık bir “heyula” ise, dünyanın her köşesinde, bilhassa Avrupa ve ABD’de de, hatta İsrail’de bile kısmen, “karşı heyula” da harekete geçiyor.

Viktor Orban

Trump-Netanyahu saldırganlığı, Gazze soykırımı ve İran’a saldırı, çeşitli ülkelerdeki “milli” faşizanlıklara karşı uyanışı, direnişi de “enternasyonalleştiriyor.”

Orban rejimi “tutuklanan gazeteciler, sendikacılar, işçiler, gençler” ile biliniyordu. Artık daha iyi bilindiği için “iyi” bilinmeyecek!

Size bir “Rektör”ün konuşmasını da aktarayım o zaman. Macar değil, Türkiye’den hiç değil, mümkün de değil. Bu konuşmayı “Prof” ünvanlarıyla “kayyum” olmayı sindirenlere, üniversitelerine polis çağırıp öğrencilerini, öğretim üyelerini coplattıran ve toplattıranlara, akademisyenleri emeklerini ve birikimlerini ezerek atanlara, sürenlere, bilhassa da Boğaziçi”nin “emir kulları”na ithaf ediyorum.

“Hükümet iflas etti. Siyaseten, ahlaken, entelektüel açıdan da. Başkan, konuşmamın siyasi olduğunu söylüyor. Elbette öyle. Polis bir üniversiteye saldırınca, her sözcük siyasi olur.

Bir bakan tabutla tehdit ettiğinde, her direniş politiktir. Memnuniyetsizliğin lideri yok, gerekçeleri var.

Gönderdikleri her ‘sopa’ için binlerce öğrenci de pes etmeyi reddedecek. Bizi bölemezler.

İktidar, aşağılanmış bir rektör imajı istiyor. Ama ayağa kalkan bir halkın imajı çıktı karşılarına.”

Türkçe yazdım ama orijinali Sırpça. “İktidar yolsuzlukları”na karşı gençlerin direnişini, protestosunu desteklemiş olan Belgrad Üniversitesi Rektörü, mimar Vladan Dokiç’in sözleri.

Dünyada bir Orban yok ama Dokiç’ler de var işte Sayın Rektör! Önemli olan unvan değil, vicdan. (UMUR TALU - T24)

Blogger tarafından desteklenmektedir.